Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İshak b. İbrahim rivayet ettiler. İshak: Bize haber verdi tabirini kullandı. Ötekiler: Bize Cerir Mansur'dan, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. dediler. Aişe (r.anha) dedi ki: Bizden birimiz ay hali olmuşsa Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ona emri üzerine bir izar (peştamal)a bürünür sonra ona mübaşeret ederdi.
Bize yine Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir Şeybani'den rivayet etti. H. Bana Ali b. Hucur es-Sa'dî dahî rivayet etti. Lafız onundur. (Dedi ki): Bize Ali b. Müshir haber verdi. (Dediki): Bize Ebu İshak, Abdurrahman b. el-Esved babasından, o Aişe (r.anha)'dan şöyle dediğini nakletti: Bizden herhangi birisi ay hali olduğu zaman Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona ay hali kanının arttığı zamanda bir peştamal sarmasını emreder sonra ona mübaşeret ederdi. (Aişe) dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kendisine hakim olduğu gibi hanginiz kendisine hakim olabilir ki?
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Ali, Zaide'den, o da Mansurdan, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe (r.anha dediki): Ben hayz (ay hali) olduğum halde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in başını yıkardım.
Bize Yahya b. Yahya, Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Ebu Kureyb de tahdis etti. Yahya rivayetinde bize Ebu Muaviye, A'meş'ten haber verdi derken, diğer ikisi tahdis etti, dediler. (A'meş) Sabit b. Ubeyd'den, o Kasım b. Muhammed'den, o Aişe'den şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mescitten bana: "Seccadeyi bana uzatıver" buyurdu. Ben: Ay haliyim dedim. O: "Şüphesiz ay hali (kanı)n elinde yoktur " buyurdu.
Bize Ebu Bekr, b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî' Mis'arla Süfyan'dan, onlarda Mikdam b. Şüreyc'den o babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: Ben ay hali olduğum halde (kaptan) su içer sonra onu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e uzatırdım. O da ağzımı koyduğum yere kendi ağzını koyar ve öyle içerdi. Ay hali iken kemiğin etini ısım sonra onu Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e uzatırdım, o da ağzımı koyduğu m yere ağzını koyardı. Zuheyr rivayetinde "içerdi" ibaresini zikretmemiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebu Muaviye ve Hüşeym, A'meş'den o da Münzir b. Ya'la'dan -ki bu zat Ebu Ya'la künyesini taşır- o da İbni'l Hanefiyye'den, o da Ali'den şöyle dediğini nakletti: Ben çokça mezisi gelen bir adam idim. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e de kızı zevcem olduğundan ötürü (hükmünü) sormaktan haya ederdim. Bu sebeple Mikdad b. Esved'e emrettim, o da O'na hükmünü sorunca: "Erkeklik organını yıkar ve abdest alır" buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî' Süfyan'dan, o da Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'tan naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geceleyin kalktı, ihtiyacını giderdikten sonra yüzünü ve ellerini yıkadı sonra da uyudu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Uleyye ile Vekî' ve Gunder, Şu'be'den, o da Hakem'den, o da İbrahim'den o da Esved'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüp olup, bir şeyler yemek yahut uyumak isterse namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Bana Muhammed b. Ebî Bekr el-Mukaddemi İle Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Yahya -ki İbni Saîd'dir- Ubeydullah'tan rivayet etti H. Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Nümeyr dahî rivayet ettiler. Lafız onlarındır. İbni Nümeyr: Bize babam rivayet etti dedi. Ebu Bekr ise: Bize Ebu Usame rivayet etti dedi. Her ikisi: Bize Ubeydullah, Nafi'den, o da İbni Ömer'den, o da (babası) Ömer'den naklen rivayet etti dediler. Ömer: Ey Allah'ın Resulü bizden bir kimse cünüp olduğu halde uyuyabilir mi, dedi. Allah Resulü: ''Abdest alması halinde evet" buyurdu.
Bİze Ebu Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gısas rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Zaide haber verdi, H. Bana Amru'n-Nakid ile îbni Nümeyr dahî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Mervan b. Muaviyete'I-Fezarî rivayet etti. Bunların üçü de Âsım'dan, o da Ebu'l Mütevekkil' den, o da Ebu Said-i Hudrî'den naklen rivayet etmişler. Ebu Said şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : "Biriniz hanımına yaklaştıktan sonra tekrar yaklaşmak isterse abdest alsın" buyurdu. Ebu Bekr hadisi rivayetinde: İkisi arasında bir abdest (alsın) ibaresini ekledi ve: Sonra bir daha yaklaşmak isterse, dedi.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Zuheyr b. Harb da tahdis edip dediler ki: Bize Vekl' tahdis etti. (H) Bize İbn Ebu. Ömer de tahdis etti, bize Süfyan tahdis etti. Hepsi Hişam b. Urve'den aynı manada bu isnadla hadisi rivayet etti. Ayrıca: (Um Seleme) dedi ki: Ben de: Kadınları rezil ettin, dedim. AÇIKLAMALAR 314.sayfada.
Bize Kuteybe b. Said ve Zuheyr b. Harb da tahdis edip dediler ki: Bize Cerir tahdis etti (H). Bize Ali b. Hucr de tahdis etti. Bize Ali b. Mushir tahdis etti (H). Bize Ebu Kureyb de tahdis etti. Bize İbn Numeyr tahdis etti. Hepsi Hişam'dan bu isnadta (hadisi rivayet ettiler) (4/17a) ama onların hadisi rivayetlerinde ayakların yıkanması sözkonusu edilmemiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet ettit (Dediki): Bize Hişam, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «cünüblükten yıkanmış ve evvela üç defa ellerini yıkamış...» Bundan sonra ravi hadîsi Ebu Muaviyeninki gibi rivayet etmiş. Fakat (o da) ayakların yıkanacağını zikretmemiştir.
Bize Muhammed b. es-Sabbah, Ebu Bekr b. Ebli Şeybe, Ebu Kureyb, el-Eşe c ve İshak hepsi Vekl"den tahdis etti (H). Bunu bize Yahya b. Yahya ve Ebu Kureyb de tahdis edip dediler ki: Bize Ebu Muaviye ve Vekl' tahdis etti, her ikisi A'meş'ten bu isnad ile hadisi rivayet etti ama bu ikisinin hadisi rivayetlerinde başa üç avuç su dökmek sözkonusu edilmemektedir. Vekl"in hadisi rivayetinde ise abdestin tamamı anlablmakta ve bu abdest alışta mazmaza ve istinşakı da zikretmiş bulunmaktadır. Hadisin Ebu Muaviye rivayetinde ise mendilden (havludan) söz edilmemektedir
Bize Ebu Bekr b. Ehî Şcybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdıis, A'meş'den, o da Salim'den o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'dan, o da Meymune'den naklen rivayet ettiki Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellemı'e mendil getirildi, ona hiç dokunmadı ve suyu şöyle yaptı, yani onu silkti.
Bize Kuteybe b. Said tahdis etti, bize Leys tahdis etti (H). Bize İbn Rumh da tahdis etti, bize Leys haber verdi (H). Bize Kuteybe b. Said, Ebu Bekr b. EbuŞeybe, Amr en-Nakid ve Zuheyr b. Harb tahdis edip dediler ki: Bize Süfyan tahdis etti. İkisi (Leys ile Süfyan) ez-Zührı'den, o Urve'den, o Aişe'den şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ferak ile aynı şeyolan kadeh denilen kapta guslederdi. Ben ve o aynı kapta (kaptan su alarak) guslederdik. Süfyan'ın hadisi rivayetinde "aynı kaptan" şeklindedir. Kuteybe dedi ki: Süfyan, ferak üç sa' dır, dedi.
Bize Kuteybe b. Said ve Ebu Bekr b. Ebi Şeybe birlikte İbn Uyeyne'den tahdis ettiler. Kuteybe dedi ki: Bize Süfyan, Amr'dan, o Ebu'şŞa'sa'dan tahdis etti. O İbn Abbas'tan şöyle dediğini nakletti: Meymline'nin bana haber verdiğine göre o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte aynı kapta guslederdi.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de tahdis etti. Bize İbn Uleyye tahdis etti (H). Bana Ali b. Hucr de tahdis etti. Bize İsmail, Ebu Reyhane'den tahdis etti. O Sefine'den -Ebu Bekr, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in arkadaşı (Sefine'den) dedi- dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir sa' ile gusleder bir mudd ile abdest alırdı. Hadisin İbn Hucr yoluyla gelen rivayetinde: Ya da şöyle dedi: Bir mudd onun abdestine yeterdi. (Ebu Reyhane) ayrıca: O (Sefine) yaşlanmıştı ve ben onun hadisine pek güvenmiyordum, dedi.
Bize Yahya b. Yahya, Kuteybe b. Said ve Ebu Bekr b. Ebi Şeybe tahdis etti. Yahya: Bize Ebu'l-Ahvas, Ebu İshak'tan haber verdi derken -diğer ikisi, tahdis etti, dedi.- O Süleyman b. Surad'dan, o Cubeyr b. Mut'im'den şöyle dediğini nakletli: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzurunda gusül hakkında tartıştılar. Oradakilerden biri: Ben başımı şöyle şöyle yıkarım, dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de: "Ben de başımın üzerine üç avuç su dökerim" buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe, Amr en-Nakid, İshak b. İbrahim ve İbn Ebu Ömer tahdis etti. Hepsi İbn Uyeyne' den rivayet etti. İshak dedi ki: Bize Süfyan, Eyyub b. Musa'dan haber verdi, o Said b. Ebi Said el-Makburi'den, o Ümmü Seleme'nin azatlısı Abdullah b. Rafi"den, o Ümmü Seleme'den şöyle dediğini nakletti: Ben ey Allah'ın Rasulü saçımın örgülerini bağlayan bir kadınım. Cünüplükten gusletmek için onu çözeyim mi dedim. O: "Hayır, başına üç defa su dökmen sana yeter sonra üzerine su dökersin ve böylece temizlenirsin" buyurdu.
Bana Yahya b. Yahya, Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Ali b. Hucr birlikte İbn Uleyye'den tahdis ettiler. Yahya dedi ki: Bize İsmail b. Uleyye, Eyyub'dan haber verdi. O Ebu'z-Zubeyr'den, o Ubeyd b. Umeyr'den şöyle dediğini nakletti: Aişe (r.anha}'ya Abdullah b. Amr'ın gusledecekleri zaman saçlarını (örgülerini) çözmelerini kadınlara emrettiği haberi ulaşınca: Şu İbn Amr'a hayret doğrusu! Kadınlara gusledecekleri zaman başlarını (saç örgülerini) çözmelerini emrediyor. O halde niçin onlara saçlarını tıraş etmelerini emretmiyor. Andolsun ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte aynı kaptan guslederdim de başıma üç defa su dökmekten fazla bir şey yapmıyordum.
Bize Yahya b. Yahya ve Ebu Bekr b. Ebu Şeybe, ikisi Ebu'l-Ahvas'dan tahdis etti. O İbrahim b. Muhacir'den, o Şeybe kızı Safiye'den, o Aişe'den şöyle dediğini nakletti: Şekel kızı Esma Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzuruna girdi ve: Bizden bir kadın ay halinden temizlenecek olursa nasıl gusleder, diye sordu ve hadisin geri kalan kısmını nakletti, ama rivayetinde cünüplükten gusletmeyi sözkonusu etmedi
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki Bize Vekî, Hişanı b. Urve'den, o da Babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Ebu Hubeyş'in kızı Fatıma Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ey Allah'ın Resulü, ben istihazalı bir kadınım. Bir türlü temizlenemiyorum, namazı bırakayım mı, dedi. Allah Resulü: "O ancak bir damar( dan gelen bir kanıdır. O ay hali değildir. Bu sebeple ay hali zamanın gelince namazı bırak. Ay hali vaktin bitince de üzerindeki kanı yıka ve namaz kıl" buyurdu.
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize zeyd b. Hubab, Dahhak b. Osman'dan naklen rivayet etti Demiş ki, Bana Zeyd b. Eslem, Abdurrahman b. Ebu Said el-Hudri'nin babasından rivayet ettiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Erkek erkeğin avretine, kadın kadın'ın avretine bakamaz. Erkek bir diğer erkek ile aynı elbiseye bürünemez, kadın da bir başka kadın ile aynı elbiseye bürünemez. "
Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder Şu'be'den rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsenna ile İbni Beşşar da rivayet ettiler. Dediler ki. Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Hakem'den, o da Zekvan'dan, o da Ebu Saîd'i Hudri'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ensar'dan bîr zatın yanına uğramış ta kendisini çağırtmış. O zat başından su damlayarak çıkmış bunun üzerine Nebi «Galiba sana acele ettirdik.» buyurmuş. O zat: «Evet Ya Resulullah» mukabelesinde bulunmuş, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şayet acele ettirilir veya meninin tıkanmasına maruz kalırsan, sana gusül lazım değil, yalnız abdest icab eder.» buyurmuşlar. İbni Beşşar : «Acele ettirilir veya meninin tıkanmasına maruz bırakilırsan.» demiştir.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muaviye b. Amr rivayet etti. (Dedi(ki): Bize Zaide, Simak'tan rivayet etti. H. Bana Kaasim b. Zekeriya'da rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Musa Şeyban'dan, o da Osman b. Abdillah b. Mevheb ile Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sa'dan naklen rivayet etti. Bunların her biri Ca'fer b. Ebi Sevr'den, o da Cabir b. Semura'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ebu Kamil'in Ebu Avane'den rivayet ettiği hadis gibi rivayette bulunmuşlar.
Bana Amru'n-Nakid ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. H. Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. Bunlar hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Amr dediki, bize Süfyan b. Uyeyne, Zührî'den, o da Saîd ile Abbad Temîm'den, Abbad da amcasından naklen rivayet ettiki : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e namazda iken; hayaline abdesti bozuldu gibi gelen kimsenin hükmü arz olumuş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Böyle bîr kimse ses işitmedikçe veya koku duymadıkça namazdan çıkamaz.» buyurmuşlar. Ebu Bekr ile Züheyr b. Harb kendi rivayetlerinde. «Soran zat Abdullah b. Zeyd'dir» dediler.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebu Bekr b. Ebî Şeyhe, Amru'n-Nakıd ve İbni Ebu Ömer Toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler, Yahya dedi ki, Bize Süfyan b. Uyeyne Zührî'den, o da Ubeydullah b. Abdillah'dan, o da İbni Abbas'dan naklen haber verdi. İbni Abbas şöyle demiş: Meymune'nin azadlı bir cariyesine bir koyun tasadduk edilmiş. Koyun ölmüş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de onun yanından geçerek : «Bunun derisini alsanız da tabaklayıp ondan faydalansanız ya!» buyurmuş oradakiler. — «O ölüdür, dediler» bunun üzerine Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onun ancak yenmesi haramdır.» buyurmuşlar. Ebu Bekr ile İbni Ebî Ömer kendi rivayetlerinde Meymune (R.A.)'dan dediler.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrahim b. Süleyman, Abdülmelik b. Ebi Süleymandan, o da İbni Abbas'dan naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Meymune'nin azadlı bir cariyesine aid (ölü) bir koyunun yanından geçmiş de.» «Bunun derisinden istifade efsenizdi ya!» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nakıd da rivayet ettiler. Dediler ki Bize İbni Uyeyne rivayet etti. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd'de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülaziz yani İbni Muhammed rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb ile İshak b. İbrahim dahî hep birden Veki'den, o da Süfyan'dan naklen rivayet ettiler. Bunların hepsi Zeyd b. Eslem'den, o da Abdurrahman b. Va'Ie'den, o da İbni Abbas'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bunun yani Yahya b. Yahya hadîsinin mislini rivayet ettiler.