Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Enes İbn Malik'ten, dedi ki: "Abdurrahman İbn Avf (Mekke'den Medine'ye) geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu ensardan Said İbn Rabi' ile kardeş yaptı. Ensardan olan {Sa'd)'ın yanında iki hanım vardı. Ona hanımlarını ve malını yarı yarıya bölüşmeyi teklif etti. Abdurrahman: Allah hanımlarını da, malını da sana mübarek kılsın. Bana pazarın yolunu gösteriniz, dedi. Pazara gitti. Bir miktar keş, bir miktar da yağ kar etti. Birkaç gün sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu üzerinde evlenenlerin kullandığı sarı bir koku sürünmüş olarak gördü. Ne oluyor ey Abdurrahman, diye sordu. O: Ensardan bir hanım ile evlendim, dedi. Nebi: Mehir olarak ne verdin, diye sordu. O: Bir hurma çekirdeği ağırlığında altın, dedi. Allah Rasulü: Bir koyunla dahi olsa düğün yemeği ver, diye buyurdu."
Aişe r.anha'dan rivayete göre; Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisi ile altı yaşında iken evlenmiştir. Onun yanına (gerdeğe) dokuz yaşında iken girmiş ve onunla beraber dokuz yıl kalmıştır.
Enes radıyalliıhu anh'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abdurrahman İbn Avf'a -ki ensardan bir kadın ile evlenmişti-: Ona ne kadar mehir verdin? diye sordu. O: Bir çekirdek ağırlığı altın diye cevap vermişti." Humeyd'den, dedi ki: Ben Enes'i şöyle derken dinledim: "Muhacirler Medine'ye varınca ensara misafir oldular. Abdurrahman İbn Avf da, Sa'd İbn er-Rabi'in misafiri oldu. Sa'd, Abdurrahman'a: Seninle malımı yarı yarıya böıüşeyim. Senin için de hanımlarımdan birini boşayayım, dedi. Abdurrahman: Allah senin aileni de, malını da mübarek kılsın deyip pazara çıktı. Alışveriş yaptı ve bir miktar keş ve yağ kar etti. Sonra evlendi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Bir koyun ile dahi olsa velime ver, diye buyurdu."
Mansur İbn Safiyye'den, o annesi Şeybe kızı Safiyye'den şöyle dediğini nakletmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem,hanımlarından birisi için iki mud arpa ile düğün ziyafeti vermişti."
Abdullah İbn Zem'a r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizden herhangi bir kimse köleyi dövereesine hanımını dövmesin. Sonra (belki de) günün sonunda onunla cima' etmek isteyebilir."
Ebu Umame'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yemeğini yiyip sofrasını kaldırınca: "El-hamdulillahi kesiren tayyiben mubareken fihi ğayra mekfiyyin ve la muveddain ve la müstağnen anhu Rabbena: diye dua ederdi." --- Dua'nın meali: Çok temiz, bereketli, kafi görülmeyen ve terk olunmayan, kendisinden de müstağni kalınmayan bir hamd ile Allah'a hamd olsun, Rabbimiz, --- Bu hadis 5459 numara dada geçiyor
Ali r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ed-Dubba (kabak) ile el-müzeffet (zift ile sırlanmış, sıvanmış) denilen kapları kullanmayı nehyetti."
Ebu'l-Cuveyriye'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İbn Abbas'a bazek denilen içecek hakkında soru sordum. O bana: Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem bazek hakkında hükmünü önceden vermiş bulunuyor. Sarhoşluk veren her şey haramdır, diye buyurmuştur, dedi. (Ebu'I-Cuveyriye): Şarap (denilen içecek) hoş ve hela! bir şeydir dedi. İbn Abbas: Helal ve hoş olanın dışında ancak haram ve murdar olan vardır, diye cevap verdi."
Abdullah b. Ka'b'dan, onun babasından rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Mu'min kimsenin misali, yeni bitmiş bir ekin gibidir. Rüzgar üzerine nereden eserse onu eğer. Bu ekin dimdik doğrulduğu vakit bela ile bir tarafa eğilir. Facir kimse ise -Allah dilediği vakit kökünden imha edinceye kadar- sert ve dimdik duran bir dağ servisine benzer." Bu Hadis 7466 numara ilede geçiyor
Aişe r.anha.'dan, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizden hiçbir kimse nefsim habis oldu (murdar oldu) demesin. Bunun yerine nefsim lakis (kötü) oldu, desin."
Abdullah r.a.'dan şöyle anlatıyor: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir dikdörtgen çizdi, ortasına bir çizgi ve bunun etrafına da birkaç kısa çizgi daha çizdi. Buyurdu ki, "Bu insan, bu da onun eceli ve etrafını sarmış, bu dışarıdaki de onun arzuları, bu kısa çizgiler ise ona sarılmış durumda. Eğer bu insan bu tarafa giderse ona bu, öbür tarafına giderse de bu isabet eder".
İbn Abbas r.a.'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Muhakkak ki sizler Allah'a yalın ayak, çıplak, yaya ve sünnetsiz olarak kavuşacaksınız. "
Aişe r.anha şöyle demiştir: (Ebu Süfyan'ın hanımı) Hind, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Siz de biliyorsunuz ki Ebu Süfyan çok cimri bir adamdır, ben onun malından almaya ihtiyaç duyuyorum!" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Örfe göre sana ve çocuklarına yetecek miktarı aW buyurdu.
Ata b. Ebi Rebah'ın nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece yatsı namazını gece karanlığı olan ateme vaktine kadar geciktirdi. Bunun üzerine Ömer dışarı çıktı ve "Namaza gel Ya Resulallah! (Mesciddeki) kadınlar ve çocuklar uyudular!" diye seslendi. Akabinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem başı su damlayarak dışarı çıktı ve "Eğer ümmetime meşakkat verecek olmasaydım bu namazı işte bu vakitte kılmalarını em rederdi m " buyurdu.
Bize bu hadisi Ebu Bekr b. Ebi Şeybe'de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî, Süfyan'dan rivayet etti. H. Bize İbnü'l-Müsenna ile İbni Beşşar da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Dediki: Bize Şu'be rivayet etti. Süfyan'Ia Şu'be ikisi birden Mansur'dan bu isnadla rivayet etmişler. Şu'benin hadisinde: «Abdesti testekmil alın» cümlesi yoktur. Onun hadisinde: «Ebu Yahya el-A'rac'dan...» kaydı vardır.
Bana Ebu Bekir b. Hallâd El-Bahilî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yâni İbni Sâid) rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu İshâk rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Yezid rivayet etti. (Dediki): Bana Berâ' -ki yalancı değildir- rivayet etti. Berâ' şöyle dedi: ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Semiallâhu Iimen hamideh» dediği vakit kendileri secdeye varmadıkça bizden hiç birimiz belini eğiltmezdi. Ondan sonra biz de secdeye kapanırdık.»
Ebu Bekir Dediki: Bize Süfyân, Süleyman'dan rivayet etti. (Demiş ki): Bize Yahya b. Eyyub rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman b. Sühaym, İbrahim b. Abdillâh b. Ma'bed b. Abbâs'dan, o da babasından, o da Abdullah b. Abbâs'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) perdeyi açtı. Vefatına müncer olan bu hastalığında başı sarılı idi. Ve üç defa: «Allah'ım, tebliğ ettimmi?» dedi (sonra şunları ilâve etti): «Hiç şüphe yok ki sâlih bir kulun göreceği yahut kendisine gösterileceği rüyadan başka Nebiliğin müjdecilerinden hiç bir şey kalmamıştır.» Bundan sonra râvî Süfyân hadîsi gibi rivayette bulunmuş.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Ebu Bekir b. Hallad hep birden Yahya'dan rivayet ettiler. ibnül-Müsennâ Dediki: Bize Yahya b. Saîd, Süfyân'dan rivayet etti. (Demiş ki): Bana Ebu İshak rivayet etti. Dediki Berâ'ı şöyle derken işitdim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde on altı yahut on yedi ay Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldık sonra Kabe'ye doğru döndürüldük. İzah 527 de.
Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki); Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr b. Murra'dan, o da Abdurrahmân b. Ebî Leylâ'dan, o da Berâ'dan, naklen rivayet etti. Berâ': «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah ve akşam namazlarında kunût yaptı.» demiş. İzah 679 da.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Vekî', Süfyân'dan, o da Süddî'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ tarafından kalkıp gidermiş.
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammedü'bnü'l -Müsennâ ve İbni Beşşâr da toptan Muhammed b. Ca'fer'den, o da Şu'be'-den naklen rivayet ettiler. H. Bize İbnü'l - Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize, Süfyân rivayet etti. Bunların ikisi birden Mansûr'dan bu isnâdla rivayet etmişlerdir. Şu'be'nin rivayetinde : «Ebû Yahye'l-A'racdan...» kaydı da vardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan, o da Ca'fer'den, o da babasından, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaate hutbe okurken. (Evvelâ) Allaha lâyık olduğu veçhile hamdü sena eyler; sonra : «Bir kimseye Allah hidâyet verirse artık onu saptıracak yoktur; Allahın saptırdığına da hidâyet verecek yoktur. Sözün en hayırlısı Allanın Kitabıdır.» [Men yehdillahu.... ila ahir....] buyururdu. Bundan sonra râvî hadîsi Sakafî'nin hadisi gibi rivayet etti.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize Hasenü'bnü Rabi' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. (dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Muhammedü'bnü Hatim de rivayet etti. (dediki) Bize Veki' rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Seybânî'den o da Şa'bî'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Fakat hiç birinin rivayetinde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dört tekbîr aldığı zikredilmemiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyân'-dan rivayet etti. H. Bize Aliyyü'bnü Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Aliyyü'bnü Hucr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan rivayet etti. Bu Râvilerin hepsi Amr b. Dinar'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu'be'den başka hiç biri «Arafât'da hutbe okurken» kaydını zikretmemişlerdir.
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Mis'ar ile Süfyân'dan, onlar da İbrahim b. Muhammed b. Münteşirden, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Ben, İbni Ömer (Radiyallahu anhuma)'yı: «Katrana bulanmış olarak sabahlamam, benim için ihrâmlı sabahlayıp da koku saçmamdan daha makbuldür, derken işittim. Bunun üzerine Aişe (Radiyallahû anha)'nın yanına girerek İbni Ömer'in söylediklerini ona haber verdim. Âişe: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokuladım da kadınlarını dolaştı, sonra ihrâmlı olarak sabahladı.» dedi.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etli. (Dediki): Bize Vekî' haber verrdi. (Dediki): Bize Süfyân, Muhammed b. Ukbe'den o da Kureyb'den, o da Usametü'bnu Zeyd'den naklen rivayet etti ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ümerânın konakladığı boğaza geldiği vakit (hayvanından) inerek bevletmiş. —Usâme burada da: Su döktü, dememiş.— Sonra ahdest suyu isteyerek hafif bir abdest almış. (Usâme Demişki): «Ben : — Yâ Resulallah! Namaza buyurun! dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem}: — Namaz ilerdedir! buyurdular.»
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân haber verdi. Yine İshâk b. İbrahim (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm haber verdi. (Dediki): Bana babam haber verdi. Her iki râvî İbni Ebî Necîh'dan, o da Mücahid'den, o da İbni Ebî Leylâ'dan, o da Alî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayette bulunmuşlardır. İkisinin hadisinde de kasap ücreti yoktur.
Bize Ebû Bekr b. Nadr b. Ebi'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'n-Nadr rivayet etti. (Dediki): Bana Ubeydullah el Eşce'i, Süfyân'dan, o da A'meş'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ama «kıyamet günü» demedi. Şunu da ziyâde eyledi: «Müslümanların zimmeti birdir. Bu zimmet uğrunda onların en aşağı olanı (bile) sa'yü gayret gösterir. Her kim bir müslümanın verdiği emânı bozarsa Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir. Kıyamet gününde onun farz veya nafile hiç bir ibâdeti kabul edilmeyecektir.»