Abdân b. Muhammed

Ebû Muhammed

Abdân b. Muhammed b. Îsâ

Vefath. 293
KünyeEbû Muhammed
Nisbeel-Mervezî, ez-Zâhid
Cerh-ta'dîlimam

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Enes İbn Malik'ten rivayete göre; "Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Ey Allah'ın Rasulü, kıyamet ne zamandır, diye sordu. Allah Rasulü: Onun için ne hazırladın, diye sordu. Adam: Ben onun için çokça namaz kılarak,. oruç tutarak, sadaka vererek hazırlık yapmış değilim, ama ben Allah'ı ve Rasulünü seviyorum, dedi. Allah Rasulü: Sen sevdiklerinle berabersin, buyurdu."
Ebu Umame İbn Sehl'den, o babasından Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sakın sizden herhangi bir kimse nefsim habis oldu, demesin. Bunun yerine nefsim lakis oldu desin." Diğer tahric: Müslim, elfaz; Ebu Davud, edeb; Nesai sünen-i kübra, yevm ve leyl
Abdullah'dan dedi ki: "Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem paylaştırılacak bir malı paylaştırdı. Ensardan bir adam: Şüphesiz bu, kendisiyle Allah'ın rızası gözetilmemiş bir paylaştırmadır, dedi. Ben: Allah'a yemin ederim, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gideceğim, dedim ve yanına gittim. O sırada bir topluluk ile birlikte idi. Ona gizlice söyledim. Allah Rasulü yüzü kızaracak kadar kızdı, sonra: Allah Musa'ya rahmetini ihsan eylesin. Ona bundan fazla eziyet edilmişti de o sabretmişti, buyurdu."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdân b. Muhammed ← Ebû Hamze ← Süleymân A'meş ← Ebû Vâil ← Abdullah b. Mes'ûd
Ebu Zer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yatmaya gittiğinde "Senin adınla ölür ve dirilirim" uyandığında da "Bizi öldürdükten sonra tekrar dirilten ve en sonunda mezarlarımızdan bizi çıkaracak olan Allahla hamdolsun" dermiş.
Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e çocuklar getirilir o da dua edermiş. Bir seferinde getirilen çocuk Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kucağındayken işemiş. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem su isteyip kirlenen yeredökmüş elbiseyi yıkamamış.
Abdullah İbn Mes'ud, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle dediğini nakletmiştir: "İnsanların en hayırlısı benim zamanımda yaşayanlardır. Daha sonra onlardan sonrakiler, daha sonra da onlardan sonrakiler gelir. Daha sonra şahitlikleri yeminlerini geçen, yeminleri şahitliklerini geçen kimseler gelir."
Mesruk şöyle anlatmıştır: Hz. Aişe'ye "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e amelin hangisi daha sevimli idi?" diye sordum. Aişe: "Devamlı olan amel" dedi. Ben ona tekrar "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (gece namazına) ne zaman kalkardı?" dedim. O da "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem horoz sesini işittiği zaman kalkardı" dedi.
Cündeb'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ben havuz başında sizin öncünüzüm" buyurmuştur.
Ali r.a.'den şöyle rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında oturuyorduk. Elinde bir sopa vardı, sopayı yere vurup iz çıkarıyordu. Sonra: "Aranızdan hiç kimse yoktur ki cennetlik ya da cehennemlik olacağı yazılmış olmasın" dedi. Bunun üzerine bir adam: "Ey Allah'ın elçisi, biz bu yazgıya dayanıp güvenmeyelim mi?" diye sordu. O da: "Hayır, siz amel edin. Zira bunların her biri kolaylaştırılır" dedi ardından da "Artık kim (infak edip) verir ve sakınırsa, o el-Hüsna'yı da doğrularsa; Biz de ona kolayolanı kolaylaştırınz. Amma kim cimrilik eder ve kendisini müstağni görür, o el-Hüsna'yı da yalanlarsa; Biz de ona en zor olanı (isyanı) kolaylaştırınz"(Leyl, 5-10) ayetlerini okudu.
Ebu Said el-Hudri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle nakletmiştir: Her halifenin iki sırdaşı olur: Biri ona iyiliği emreder ve buna teşvik eder. Diğeri ise kötülüğü emreder ve buna teşvik eder. Ancak Allah'ın koruduğu kimse korunur. Bu hadis’in geçtiği diğer yer: 7198
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben mu'minlere kendi öz nefislerinden daha yakımmdır. Her kim üzerinde borç olduğu halde ölür ve o borcu ödeyecek bir şey bırakmazsa onu ödemek bize aittir. Her kim de bir mal bırakırsa o da kendi mirasçılarına aittir."
Aişe r.anha "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine arz edilen hiçbir şey hakkında Allah'ın haramlarından biri çiğnenilmediği müddetçe kendi nefsi için intikam almamıştır. Haramlardan biri çiğnendiğinde de Allah için intikam alırdı" demiştir.
Ubeydullah b. Adiy'in Zühre oğullarının yeminli dostu olan ve Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Bedir'de savaşa katılan el-Mikdad b. Amr el-Kind! şöyle anlatmıştır: Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e "Ya Resulallah! Ben bir kafirle karşılaşsam onunla vuruşsak da o benim elimi kılıcı ile vurup koparsa, sonra benden kaçıp bir ağaca sığınsa 'Ben Allah için Müslüman oldum' dese, onu bu kelime-İ tevhidden sonra öldürebilir miyim?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır, onu öldürme!" buyurdu. Bunun üzerine "Ya Resulallah! O benim iki elimden birisini kesip kopardı, tevhid kelimesini elimi kopardıktan sonra söyledi. Ben onu öldürebilir miyim?" dedim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Sakın öldürme! Onu öldürürsen o seni öldürmezden önceki konumunda olur, sen de 'onun söylediğitevhid kelimesini söylemezden önceki konumunda olursun" buyurdu.
İtban b. Malik r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gün yükseldiği vakit bana geldi. Evimin bir tarafında bize namaz kıldırdt. Bizimle birlikte namaz kılanlardan biri: "Malik b. Duhşun nerede?" dedi. Aramızdan bir kişi: "O AIlah'ı ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i sevmeyen bir münafıktır!" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ona böyle demeyiniz! O 'la ilohe Wallah' diyor ve ununla da Allah'm rızasını istiyor" buyurdu. İtban için o sözü söyleyen kimse: "Evet öyledir" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şu muhakkak ki kıyamet günü tevhid ile gelecek herbir kul üzerine Allah ateşi elbette haram kılmıştır" buyurdu.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den işittim. Şöyle buyuruyordu: "Kim beni rüyasında görürse muhakkak o, uyanık bir halde görecektir. Çünkü şeytan benim kılığıma giremez. ". Ebu Abdullah el-Buhari şöyle demiştir: İbn Sirin, hadiste sözü edilen durum, kişi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendi özel suretinde gördüğü zaman geçerli olur demiştir.
İbn Ömer'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Uyuduğum bir sırada bana silt dolu bir kadeh verildi. Bu kadehten o kadar içtim ki, süte kanma eserlerinin ta tırnaklarından sızdığını hala duyuyorum. Sonra artanını Ömer'e verdim." Sahabiler "Ya Resulallah! Bunu ne ile tabir ettin?" diye sordular. Resulullah "İlim ile" cevabını verdi.
Ensar kadınlarından Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at eden Ümmü'l-Ala şöyle anlatmıştır: Muhacirlerin (Mekke'den Medine'ye hicret ettiklerinde) ikamet edecekleri yerleri tespit etmek üzere Ensar kendi aralarında kur'a çektikleri zaman Osman b. Maz'un'un ikameti bizim aileye düşmüştü. Osman bizim evimizde bir müddet kaldıktan sonra hastalandI. Evimizde vefat edinceye kadar onun hasta bakıcılığını yaptık. Sonra onu kendi elbisesi içinde kefenledik. Derken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımıza geldi. Ben "Ey Ebü's-Saib! Allah'ın rahmeti üzerine olsun! Benim şahadetim şudur ki: Allah muhakkak sana ikram etmiştir!" dedim. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ''Allah Teala'nın ona ikram buyurduğunu nereden biliyorsun?" dedi. Ben de "Valiahi bilmiyorum" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Osman'a muhakkak ki yakin gelmiştir. Ben de onun için Allah'tan hayır umarım ve yine ben -Allah'ın Resulü iken- bana ve size nasıl muamele edileceğini bilemem" buyurdu. Ümmü'l-Ala "Valiahi ben bundan sonra kimseyi tezkiye etmeye cesaret edemedim" dedi ve şöyle devam etti: "Rüyamda Osman b. Maz'un'un akan bir pınarı olduğunu gördüm. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem' e gelip, bu rüyamı kendisine anlattım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "(Bu gördüğün akan pınar) onun amelidir" buyurdu.
Şekık b. Seleme şöyle demiştir: Ebu Mesud, Ebu Musa ve Ammar ile birlikte oturuyardum. Ebu Mesud, Ammar'a "Senden başka arkadaşlarından her birine isteseydim şöyle derdim: 'Ben senin Nebi s.a.v.'e sahabi olduğundan beri benim nazarımda bu işe süratle girişinden daha ayıp bir iş yaptığını görmedim!' Ammar da "Ey Ebu Mesud! Ben de ne senin, ne de arkadaşlarının Nebi s.a.v.'e sahabi olmanızdan bu yana benim nazarımda bu işten geri durmanızdan daha ayıp bir iş yaptığınızı görmedim" dedi. Bunun üzerine zengin olan Ebu Mesud hizmetçisine "Evladım! İki takım elbise getir" dedi ve bunlardan birini Ebu Musa'ya, diğerini Ammar'a verdi. Sonra onlara "Bu yeni elbiseler içinde Cuma namazına gidin" dedi.
Şekık b. Seleme şöyle demiştir: Ebu Mesud, Ebu Musa ve Ammar ile birlikte oturuyardum. Ebu Mesud, Ammar'a "Senden başka arkadaşlarından her birine isteseydim şöyle derdim: 'Ben senin Nebi s.a.v.'e sahabi olduğundan beri benim nazarımda bu işe süratle girişinden daha ayıp bir iş yaptığını görmedim!' Ammar da "Ey Ebu Mesud! Ben de ne senin, ne de arkadaşlarının Nebi s.a.v.'e sahabi olmanızdan bu yana benim nazarımda bu işten geri durmanızdan daha ayıp bir iş yaptığınızı görmedim" dedi. Bunun üzerine zengin olan Ebu Mesud hizmetçisine "Evladım! İki takım elbise getir" dedi ve bunlardan birini Ebu Musa'ya, diğerini Ammar'a verdi. Sonra onlara "Bu yeni elbiseler içinde Cuma namazına gidin" dedi.
Şekık b. Seleme şöyle demiştir: Ebu Mesud, Ebu Musa ve Ammar ile birlikte oturuyardum. Ebu Mesud, Ammar'a "Senden başka arkadaşlarından her birine isteseydim şöyle derdim: 'Ben senin Nebi s.a.v.'e sahabi olduğundan beri benim nazarımda bu işe süratle girişinden daha ayıp bir iş yaptığını görmedim!' Ammar da "Ey Ebu Mesud! Ben de ne senin, ne de arkadaşlarının Nebi s.a.v.'e sahabi olmanızdan bu yana benim nazarımda bu işten geri durmanızdan daha ayıp bir iş yaptığınızı görmedim" dedi. Bunun üzerine zengin olan Ebu Mesud hizmetçisine "Evladım! İki takım elbise getir" dedi ve bunlardan birini Ebu Musa'ya, diğerini Ammar'a verdi. Sonra onlara "Bu yeni elbiseler içinde Cuma namazına gidin" dedi.
Huzeyfe'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Deccal hakkında "Deccal'in beraberinde bir su ve bir ateş bulunacaktır, fakat onun ateşi soğuk bir sudur, onun suyu ise yakıcı bir ateştir" buyurmuştur.
Ebu Hureyre (r.a.)'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Her kim bana itaat ederse Allah'a itaat etmiştir. Her kim de bana isyan ederse Allah'a isyan etmiştir. Her kim benim emirim (olan kişiy) ‘e itaat ederse bana itaat etmiştir. Her kim de benim emirime isyan ederse, bana isyan etmiştir."
Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Üç (kişi vardır ki) Allah kıyamet gününde onlarla konuşmaz, vardır: (Bunlardan birincisi) yol üzerinde (ihtiyacından) fazla bir suyu bulunan ve onu yolculardan alıkoyan kimsedir. (İkincisi) devlet başkanına yalnız dünya menfaati için bey'at eden kimsedir. Devlet başkanı ona istediğini verirse kendisine vefakar olur, aksi takdirde ahdini yerine getirmez. (Üçüncüsü) malını ikindiden sonra bir adama satıp, Allah adına yemin ederek 'Bu mala şöyle şöyle fiyat verilmiştir' diyendir. Müşteri de o kimsenin sözüne-dediği kadar verilmediği halde- inanır da o malı kendisinden yüksek bedelle satın alır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdân b. Muhammed ← Ebû Hamze ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
Bera b. Azib şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ahzab gününde (hendek kazılırken) bizimle birlikte toprak taşıyordu. Yemin olsun ki ben toprağın onun karnının beyazlığını örtmüş olduğunu gördüm. Kendisi (İbn Revaha'nın) şu beyiderini söylüyordu: Lev la ente mehtedeyna nahnu Ve la tasaddakna vela salleyna Fe enzifen sekineten aleyna İnne'l-ula -ve bazen de şöyle dedi İnne'l-melee kad beğav aleyna İza eradu fitneten-eveyna eveyna Olmasaydın sen doğru yolu bulamazdık Sadaka veremez, namaz kılamazdık! İndir sekineti indir üzerimize Çünkü tecavüz etti yöneticiler bize! İstediklerinde fitne yapmak, diyen bizdik Fitneden çekindik, fitneden çekindik. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunları söylerken sesini yükseltiyordu.
Ebu Vail'in nakline göre Sehl b. Huneyf şöyle demiştir: Ey insanlar! Dininiz hakkında görüşlerinizi itham ediniz! Yemin olsun ki ben (Hudeybiye'deki) Ebu Cendel gününde kendi nefsimi şöyle gördüm: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in (Ebu Cendel'i sulh maddesine göre müşriklere) geri vermesi emrini reddetmeye gücüm yetseydi, muhakkak onu reddedecektim. Biz Allah yolunda kılıçlarımızı henüz omuzlarımızdan indirmemiştik. (Ebu Cendel'i geri vermeme teşebbüsümüz) bizleri korkunç bir duruma düşürecekti. Şu kadar var ki, kılıçlarımız bizi (şu harb) işinden başka hayırlı bilmekte olduğumuz kolay bir işe götürmüştür. A'meş şöyle dedi: Ebu Vail "Ben Sıffın'da hazır bulundum. O ne kadar çirkin Sıffın idi" demiştir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdân b. Muhammed ← Ebû Hamze ← Süleymân A'meş
Ebu Musa el-Eş'ari'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Hiçbir kimse (kendisi hakkında) duyduğu eza (verici isnad ve iftira) ya Allah'tan çok sabırlı değildir. İnsanlar Allah'a oğul isnad ederler de sonra Allah yine onları (afetlerden) selamette kılar ve (her türlü nimetlerle) rızıklandırıp (yaşatır). "
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle demiştir: "Yüce Allah mahlukatı yarattığı zaman - kitabına, bu kitap kendi katında Arş'ın üzerinde bulunmaktadır. -Kendi nefsine 'Benim rahmetim gazabıma galebe etmiştir' diye yazmıştır."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Abdân b. Muhammed ← Ebû Hamze ← Süleymân A'meş ← Ebû Sâlih ← Ebû Hureyre
İmran b. Husayn şöyle anlatmıştır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında bulunduğum bir sırada birden Temim oğullarından bir topluluk çıkageldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara "Müjdeyi kabul edin ey Temim oğulları!" buyurdu. Onlar "Sen bize müjdeledin. (Beytü'l-mal'den dünyalık da) ver!" dediler. Bu sırada Yemen halkından birtakım insanlar içeriye girdiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sefer onlara "Ey Yemenliler! Temim oğulları müjdeyi kabul etmek istemediler" buyurdu. Yemenliler "Biz kabul ettik (Ya Resulallah!) Esasen bizler senin yanına din hususunda derin anlayışlar kazanalım ve senden bu işin (yani yaratılışın) ewelinde neler olduğunu soralım diye geldik!" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem " (Ezelde) Allah vardı ve ondan önce hiçbir şey yoktu. Allah'ın arşı su üzerinde bulunuyordu. Sonra Allah gökleri ve yeri yarattı. Sonra (levhde) kainatın tamamını takdir ve tespit edip yazdı" dedi. Sonra tam bu sırada bana bir adam geldi ve "Ya İmran! Yetiş deven kaçıp gittil" dedi. Ben hemen deveyi aramak üzere gittim. Bir de ne göreyim, benimle devem arasını serap kesmişti. Allah'a yemin ederim ki keşke devem gitmiş olsaydı da ben yerimden kalkmasaydım (ve Nebiin sözlerini dinleseydim) diye arzu ettim.
İbn Ömer r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizden önce geçen ümmetlere nispetle sizin (dünyadaki) kalma müddetiniz, (bütün güne nispetle) ikindi namazından güneşin batmasına kadar olan müddet gibidir. Tevrat ehline Tevrat verildi. Onlar Tevrat'la gündüzün yarısına kadar çalıştılar. Sonra çalışmaktan aciz kaldılar, fakat kendilerine yine birer kırat birer kırat (olarak gündelik) ücret verildi. Sonra İncil ehline de İncil verildi. Onlar da ikindi namazı kılınıncaya kadar İncil ile amel edip çalıştılar. Sonra onlar da çalışmaktan aciz oldular. Onlara da birer kırat birer kırat (olan gündelik ücret) verildi. Sonra size Kur'an verildi. Sizler de onunla güneş batıncaya kadar çalıştınız. Sizlere de ikişer kırat ikişer kırat (olarak gündelik ücret) verildi. Bunun üzerine Tevrat ehliyle, İncil ehli olanlar 'Bunların amelleri bizden daha az, ücretleri daha çoktur' dediler. Yüce Allah 'Ben sizin hakkınızdan bir şeyi eksik verip, size zulmettim mi?' diye sordu. Onlar 'Hayır (bir haksızlık etmedin)' dediler. Allah 'İşte bu benim fazlımdır ki ben onu dileyeceğim kimselere veririm!' buyurdu."