Sufyan bin Wky' bin al-Jrah, Mlyh bin Wky' bin al-Jrah, 'Ubaid bin Wky' bin al-Jrah
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize Hasenü'bnü Rabi' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. (dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Muhammedü'bnü Hatim de rivayet etti. (dediki) Bize Veki' rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Seybânî'den o da Şa'bî'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Fakat hiç birinin rivayetinde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dört tekbîr aldığı zikredilmemiştir.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet ettiler. Lafız Yahya'nındır. Ebû Bekir: (Bize rivayet etti.) tabîrini kullandı. Yahya: (Bize Vekî' Mâlik b. Miğvel'den, o da Simâk b. Harb'den, o da Câbir b. Semura'dan naklen haber verdi.) dedi. Câbir şunları söylemiş: «Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e çıplak bir at getirdiler de, İbni Dahdahın cenazesinden dönerken ona bindi. Bize, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in etrafında yürüyorduk.» (965) "!!".
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Vekî' haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rvâyet etti. (dediki): Bize Gunder ile Vekî' toptan Şu*be'den, rivayet ettiler. H. Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (dediki): Bize Ebû Cemre, İbni Abbâs naklen rivayet etti. îbni Abbâs: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kabrine kırmızı bir kadife konuldu.» demiş. Müslim der ki: «Ebû Cemre'nin ismi: Nasru'bnü Imrân, Ebû't -Teyyâh'ın ismi ise: Yezîdü'bnü Humeyd'dir. Bunların ikisi de Serahs şehrinde vefat etmişlerdir.»
(Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-ı Bâhili de rivâyet etti. ki): Bize Yahya yani Kattan rivâyet etti. ki): Bize Süfyân rivâyet etti. ki): Bana Habîb bu isnâdla rivâyette bulundu. Ve: «Tarumar etmediğin hiç bir suret bırakmayasın.» dedi. düzeltmekten murâd: Pek fazla yükseltmeyip, bir karış kadar yerden kaldırmaktır. göre: Kabrin üzerini deve hörgücü gibi kamburlaştırmak müstehabdır. Zira Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in kabri bu şekilde tesviye edilmiştir. Ekseri ulemânın ve İmâm Mâlik'in mezhepleri de budur. diğer bâzı ulemâya göre: Kabrin üzerini kambur değil, tavan şeklinde düz yapmak müsıehabdır. hadisdeki timsâl ve suretlerden murâd: Canlıların heykel ve suretleridir
Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-ı Bâhili de rivayet etti. (dediki): Bize Yahya yâni Kattan rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (dediki): Bana Habîb bu isnâdla rivayette bulundu. Ve: «Tarumar etmediğin hiç bir suret bırakmayasın.» dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Vekî', Süfyân'dan, o da İsmail b. Ümeyye'den, o da Muhammed b. Yahya b. Habbân'dan, o da Yahya b. Umâra'dan, o da Ebû Saîd-i Hudrî'den naklen rivayet etti. Ebû Saîd şöyle demiş: Resulullah (Sallalîahu Aleyhi ve Sellem) «Hurmadan olsun, hububattan olsun beş vesk'den daha az da zekât yoktur.» buyurdular. 5 - (979):.
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Marur b. Suveyd'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Ebu Zerr şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vardım, Kabe'nin gölgesinde oturuyordu. Beni görünce: — «Kabe'nin Rabbine yemin ederim ki, zarar edenler kendileridir.» buyurdular. Ben, gelip oturdum. Amma yerimde karar kılamayıp, hemen kalktım ve: — «Ya Resûlallah! Annem babam sana feda olsun... Bunlar kimlerdir?» dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)-- —«Onlar: Malları çok olanlardır, —önüne, arkasına, sağına ve soluna işaretle— ancak şöyle şöyle ve şöyle yapanlar müstesnadır... Ama onlar da azdır. Zekâtını vermeyen hiç bir deve, sığır ve koyun sahibi yoktur ki, kıyamet gününde bu hayvanlar olduklarından daha iri ve daha semiz gelerek onu boynuzları ile süsmesin, tırnakları ile ezmesinler. Mezkûr hayvanların sonu (geçip) bittikçe öndekileri tekrar iade edilecek (bu hâl) taa İnsanlar arasında hüküm bitinceye kadar devam edecektir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. Dedilerki: Bize Vekî' Süfyân'dan, o da Müzâhim b. Züfer'den, o da Mücâhid'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah yolunda infâk ettiğin bir dînâr, köle azadı için infâk ettiğin bir dinâr, bir fakire sadaka olarak verdiğin bir dînâr, ailene sarfettiğin bir dînâr vardır. Bunların sevabı İtibârı ile en büyüğü: ailene sarfettiğindir.» buyurdular.
Bize, yine bu hadîsi Muhammedü'bnü Beşşâr ile Ebû Bekir b. Nâfi* ikisi birden Muhammed b. Ca'fer'den rivayet ettiler. H. Bize, bu hadîsi Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. Bu râvîler hep birden Şu'beden bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile îbnü'n-Numeyr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ da rivayet etti. Bu lâfız onun (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ma'bed b. Hâlid'den naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Hârisetüb'nü Vehb'i şunu söylerken işittim: (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim. «Sadaka verin! Zira yakında (öyle bir zaman gelecek ki,) bir adam sadakasını (diyar diyar) dolaştıracak da, kendisine sadaka vermek istediği kimse: (Sen, bu sadakayı bana dün getirseydin kabul ederdim. Ama şimdi benim ona ihtiyâcım yok) diyecek ve (neticede) sadakasını kabul edecek kimse bulamıyacak.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve ve Ebü Said-i Eşecc rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, babasından rivayet etti. Bu râvîlerin İkisi de Umaratü'bnü Ka'kaa'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Yâ Rabb! Âl-i Muhammed'in rızkını ölmeyecek kadarcık ver!» buyurdular.
Bize Muhammed b. Abdiîlâh b. Numeyr ile Abdullah b. Said El-Eşecc hep birden Vekî'den rivayet ettiler. Eşecc (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş. Hayseme'den. o da Süveyd b. Gafele'den naklen rivayet etti. Süveyd şunları söylemiş: — Ali (Dediki): Size Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bir hadis naklettiğim vakit, yemin, ederim kî semâdan düşsem, benim için onun söylemediği bir şey'i söylemekden daha makbul olur. Sizinle aramızda cereyan eden bir şey hakkında konuştuğumuz zaman ise (böyle değildir.) Çünkü harp, bir hileden ibarettir. Ben, Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: Âhir zamanda yaşları genç, akılları ermez bir kavim meydana çıkacak. Bunlar mahlûkaatın en hayırlı sözlerini söyüyerek, Kur'an okuyacaklar (fakat okudukları Kur'ân) gırtlaklarından aşağı geçmiyecek. Dînden, ok'un avı delip geçtiği gibi çıkacaklar. Böylelerine rastladınız mı hemen tepeleyin. Çünkü onları öldürenlere kıyamet gününde Allah indinde büyük ecir vardır.»
Bize, Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb toptan Veki'den, o da Şu'be'den naklen bu isnâdla rivayet ettiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bu rivayette): — «Bize Sadaka helâl olmadığını (bilmiyormusun?)» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' Süfyân'dan, o da Mansûr'dan, o da Talhatü'bnü Musarrif'den o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hurma tanesi bulmuş da: «Bu hurma sadakadan olmasa onu yerdim.» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Vekî' ile Muhammed ikisi birden Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den rivayet etti; o da Enes b. Mâlik'i şöyle derken işitmiş: Berîre kendisine sadaka olarak verilen bir eti Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hediye etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)-. — «Bu et Berîre'ye sadaka, bize de hediyedir.» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebü Bekir b. Ebi Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve îshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Yahya (Dediki): Bize Veki' Şû'be'den, o da Amr b. Mürra'dan naklen haber verdi. (Demişki): Ben, Abdullah b. Ebi Evfâ'dan dinledim. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize, babam Şû'be'den, o da Amr yâni İbni Mürra'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bize Abdullah b. Ebi Evfâ rivayet etti; (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir kavim zekâtlarını getirdikleri vakit: — «Ya Rabbî! Bunlara salât eyle.» diye dua ederdi. (Bir defa) ona babam Ebû Evfâ da zekâtını getirdi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Yâ Rabbî! Âl-i Ebî Evfâ'ya salât eyle.» diye duâ buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki) Bize Vekî' Alîyyu'bnü Mübârek'den, o da Yahya b. Ebî Kesir'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir veya iki gün oruçla Ramazan'ın önüne geçmeyin. Ancak bit adam (âdet edindiği) bir orucu tutuyorsa onu tutsun.» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe hep birden Veki'den rivayet ettiler. H. Bana, bu hadîsi Ebu't-Tahir dahi rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Vehb haber verdi. Her iki râvi Musa b. Uley'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Eğer 1095’i okumadı iseniz okuyun!
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Veki', Hişam'dan, o da Katade'den, o da Enes'den,: o da Zeydü'bnü Sabit (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti, şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte sahur yedik. Sonra namaza kalktık.» Râvi diyor ki: «Ben, sahur ile namazın arasında ne kadar müddet vardı? diye sordum. Zeyd: — Elli âyet, cevabını verdi.»
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki) Bize Veki' Süfyân'dan, o da Abdülkerim'den, o da Tâvus'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet eyledi, şöyle demiş : «Oruç tutanı da tutmayanı da ayıplama. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) seferde hem oruç tutmuş hem tutmamıştır.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Vekİ' ile Yahya b. Saîd El-Kattân Süfyan'dan rivayet ettiler. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivayet etti. Bu lafız onundur. (Dediki) Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyan rivayet etti. (Dediki) Bana Zübeyd-i Yâmi, Umaratü'tmü Umeyr'den o da Kays b. Seken'den naklen rivayet etti ki, Eş'as b. Kays aşûra günü Abdullah (ibni Mes'ud) in yanına girmiş. Abdullah yemek yiyiyormuş. Eş'as'a: — «Yâ Ebâ Muhammed, Yaklaş da yemek ye,» demiş. Eş'as: — «Ben oruçluyum.» mukâabelesinde bulunmuş. Abdullah: — «Biz vaktiyle bu orucu tutardık, sonra terk olundu.» demiş.
Bize Ebû Bekir bi Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Veki' b. Verrâh, Hâvib b. Ömer'den Hakem b. A'rac'dan naklen rivayet etti. Hâkim şöyle demiş: îbni Abbâs (Radiyallahû anhûma)'nın yanına vardım, kendisi zemzemin yanında cübbesini başının altına koyarak uzanmıştı, ona dedim ki: — «Bana aşûra orucundan haber ver.» İbııi Abbâs (Radiyallahû anh) — «Muharremin hilâlini gördün mü günleri saymaya başla ve 9. günü oruçlu olarak sabahla.» dedi. — «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj Aşûra orucunu böyle mi tulardı? dedim, İbni Abbâs (Radiyallahû anh) . — «Evet.» cevabını verdi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Veki', İbni Ebî Zi'b'den, o da Kaasim b. Abbâs'dan o da Abdullah b. Umeyr'den, o da Muhtemelen Abdullah b. Abbâs (Radiyallahû anhûma)'dan demiş olmak üzere rivayet etti. İbni Abbâs (Radiyallahû anh) şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Eğer gelecek seneye kadar yaşarsan mutlaka 9. gün oruç tutarım.» buyurdular. Ebû Bekir'in rivayetinde : «Yani Aşûra gününde, dedi.» ibaresi de vardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebû Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Veki', İbni Avn'dan, o da Ziyâd b. Cübeyr'den naklen rivayet eyledi. Ziyad şöyle demiş: Bir adnm îbni Ömer (Radiyallahû anhüma)'ya gelerek : — «Ben, bir gün oruç tutmaya nezrettim, o da kurban yahut ramazan bayramına rastladı.» dedi. İbni Ömer (Radiyallahû anhûma): — «Allah Teâlâ nezrin ifa edilmesini emir buyurmuştur. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise bu gün oruç tutmayı yasak etti.» cevabını verdi.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dedi kî) : Bize Ebû Muaviye ile Veki A'meş'den rivayet ettiler. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki) Bize Cerir, A'meş'den rivayet etti. H. Bize Ebû Saîd-i Eşecc dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki) Bize Veki' rivayet etti. (Dediki) Bize A'meş, Ebû Salih'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)}'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Adem oğlunun her ameli katlanır. Bir iyilik on mislinden yediyüz misline kadar katlanır. Allah (Azze ve Cell) (Yalnız oruç müstesna, Çünkü o, benimdir, onun mükâfaatını verecek olan da benim. Kulum şehvetiyle taamını benim için bırakıyor.) buyurmuştur. Oruçlu için iki ferah vardır: Biri iftar zamanındaki sevinci, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Emîn olun oruçlunun ağız kokusu Allah indinde misk kokusundan daha güzeldir.» buyurdular.
Bize 6bû Bekr b. Abî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Yeki', Talhatü'bnü Yahya'dan, o da halası Aişe binli Talha'dan, o da Ümmü'l-Mü'minîn Âişe'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir gün Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanına girdi ve: — Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı? diye sordu. Biz : — Hayır, cevâbını verdik. — Öyle ise ben oruçluyum, buyurdu. Sonra başka bir gün yine yanımıza geldi (bu sefer) : — Yâ Resulullah, Bize hays yemeği hediye geldi, dedik, Resulullah — Onu bana göster. Vallahi oruçlu olarak sabahlandım, dedi ve yedi. Hays hurmaya yağ ve keş karıştırılarak yapılan bir nevi yemektir.
Biie Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr ile Veki', Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :. «Kadir Gecesini Ramazanın son on gecesinde arayın.» buyurdular. Burada İbni Numeyr: «İltimas edin.» Veki': «Taharri edin.» diye rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin haber verdi. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Süfyân'-dan rivayet etti. H. Bize Aliyyü'bnü Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yûnus, İbni Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Aliyyü'bnü Hucr dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan rivayet etti. Bu Râvilerin hepsi Amr b. Dinar'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Şu'be'den başka hiç biri «Arafât'da hutbe okurken» kaydını zikretmemişlerdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Zuheyr b. Harb ve Ebû Saîd-i Eşecc rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'm«ş, Ebu'd-Duha'dan, o da Mesruk'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Aişe: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) telbiye getirirken saç ayrıntılarındaki kokunun pırıltısını halâ görür gibiyim.» demiş.
Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', Mis'ar ile Süfyân'dan, onlar da İbrahim b. Muhammed b. Münteşirden, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Ben, İbni Ömer (Radiyallahu anhuma)'yı: «Katrana bulanmış olarak sabahlamam, benim için ihrâmlı sabahlayıp da koku saçmamdan daha makbuldür, derken işittim. Bunun üzerine Aişe (Radiyallahû anha)'nın yanına girerek İbni Ömer'in söylediklerini ona haber verdim. Âişe: «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokuladım da kadınlarını dolaştı, sonra ihrâmlı olarak sabahladı.» dedi.