Abdullah b. İdrîs

Ebû Muhammed · 8. tabaka

Abdullah b. İdrîs b. Yezîd b. Abdurrahman b. el-Esved…

Vefath. 191
KünyeEbû Muhammed
Nisbeel-Evdî, el-Kûfî
Yaşadığı yerlerKûfe, Bağdat
Tabaka8. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hâlid-i Ahmar ile İdrîs, İbni Cüreyc'den, o da Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Radiyallahu anh) şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram günü kuşluk zamanında taş attı. Bir daha bunu güneşin zevalinden sonra yaptı.»
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. idris, ibnî Ciireyc'den rivayet etti. H. Bize ishâk b. ibrahim ile Muhammed b. Rafi' dahi hep birden Abdurrezzak'dan rivayet ettiler. Lâfız ibni Rafi'nindir. (Dedilerki): Bize Abdurrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibnî Cüreyc haber verdi. (Dediki): ibni Ebî Müleyke'yi şunu söylerken işittim. Âişe'nin âzathsı Zekvân dediki, ben Âişe'yi şöyle derken işittim: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e, ailesinin evlendirdiği bîr kızdan nikâh hususunda enir alınacak mı alınmıyacak mı? diye sordum.» Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âişe'ye : «Evet, ondan emîr alınacak.» cevâbını vermiş. Âişe dedikî: Bunun üzerine ben kendisine: — Ama kız utanır, dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kız sustu mu işte bu onun iznidir.» buyurdular.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni'l-Müsennâ'da rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Abdullah b. İdris, Ubeydullah'dan bu isnadla bunun benzerini rivayet etti. Ebû Bekr, Ubeydullah'ın Nâfi'ye söylediği sözü zikretmedi. Îbnil-Müsennâ kendi rivayetinde : «Ona dönsün» dedi; Ebû Bekr ise: «Ona müracaat etsin» tâbirini kullandı.
Bize Hasan b. Rabî' rivayet etti. (Dediki): Bize İbnî İdris, Hişâm'dan, o da Hafsa'dan, o da Ümmü Atıyye'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Hiç bir kadın ölüye üç günden fazla yas tutamaz; ancak koca için dört ay on gün yas tutmak müstesna! Yemen kumaşı müstesna olmak üzere boyalı elbise giyemez; sürme çekinemez; koku da sürünemez. Yalnız temizlendiği vakit bir parçacık kust veya ezfâr sürünebilir.» buyurmuşlar
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Yahya b. Saîd ve Ebû Usâme, Ubeydullah'dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ebu'z-Zinâd, A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şunu söylemiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taş atımı satışı ile aldatma satışını yasak etti.»
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Yahyâ b. Saîd ← Abdullah b. Ömer ← Ebü'z-Zinâd ← Abdurrahman b. Hürmüz ← Ebû Hureyre
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeyhe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız İbni Numeyr'indir. İshâk bize haber verdi tâbirini kullandı. Ötekiler: Bize Abdullah b. İdrîs rivayet etti, dediler. (Demişki): Bize İbni Cüreyc, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayette bulundu. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) taksim edilmemiş bulunan her ortaklıkta yurd olsun, bahçe olsun şuf'a hakkını hüküm buyurdu. Şerikine haber vermeden (ortağın) satış yapması kendisine helâl olmaz. (Şeriki) isterse alır; dilerse terkeder. Şayet satar da şerikine haber vermezse şeriki o mala en lâyık kimsedir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize İbnü İdris, Husayn'dan, o da Hilâl b. Yesâf'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bir ihtiyar acele ederek bir hizmetçisine tokat vurdu. Bunun üzerine ona Süveyd b. Mukarrin şunları söyledi: Yüzünün yanından başka (vuracak) yer bulamadın! Vallahi ben kendimi yedi Mukarrin oğlunun yedincisi gördüm. Yalnız bir hizmetçimiz vardı. Küçüğümüz onu tokatladı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize onu âzâd etmemizi emir buyurdu.
Bana Yahya b. Habîb El-Hârisî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni'l-Hâris) rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de bu isnâdla Şu'be'den bu hadîsin benzerini rivayet etmişlerdir. İbni idrîs hadîsinde: «Başını iki taş arasında ezdi.» cümlesi vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Habîb el-Hârisî ← Hâlid b. el-Hâris
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Abdullah b. İdrîs
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Abdullah b. Berrâd El-Eş'arî ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni İdris, Şu'be'den, o da Ebû İmrân'dan, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebû Zerr'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : — Dostum bana dinleyip itaat etmemi vasiyyet etti. Velevki (âmir) kolları, bacakları kesilmiş bir köle olsun!
Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû İmrân'dan bu isnâdla İbni İdrîs'in dediği gibi «Velev kolları, bacakları kesilmiş bir köle olsun!» şeklinde rivayet etti.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet elti. (Dediki): Abdullah b. İdrîs, Yahya b. Saîd ile Ubeydulluh b. Ömer'den, onlar da Ubâde b. Velîd b. Ubâde'den. o da babasından, o da dedesinden naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Biz Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e darlıkta, varlıkta, neşatlı ve kederli zamanlarımızda, bize tercih yapıldığında dinleyip itaat etmeye, emirlik hususunda ehil olanla kavga etmemeye ve nerede olsak hakkı söyleyeceğimize, Allah hakkında hiç bir kınayıcının zemminden korkmayacağımıza bey'at ettik
{…} Bu hadîsi bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah (yâni İbni İdrîs) rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Aclân ile Ubeydullah b. Ömer ve Yahya b. Saîd, Ubâde b. Velîd'den bu isnâdda hu hadîsin mislini rivayet ettiler
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Abdullah b. Berrâd El-Eş'ârî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdrîs, Hasen b. Furât'dan, o da babasından bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile îbnü Numeyr dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdrîs rivayet etti. H. Bize Rifâ'a b. Heysem de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni Tahhân) rivayet etti. Her iki râvî Husayn'dan, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'-dan, o da Câbir'den naklen demişlerdir. Câbir : — Yüz bin kişi olsaydık yine bize yeterdi. Biz bin beş yüz kişi idik! Demiş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ← Abdullah b. İdrîs
Bize bu hadîsi Ebü Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Abdurrahîm b. Süleyman rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dalıi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehlıâb (yâni Sekafi) rivayet etti. Bunlar hep birden Ubeydullah'dan bu İsnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız onların hadîsinde: «Ben on dört yaşında idim, de beni küçük gördü.» ifadesi vardı.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Abdullah b. İdrîs ve Abdürrahîm b. Süleymân ← Hasan b. Amr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Abdülvehhâb b. Abdülmecîd ← İbn Avn
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Fudayl ile İbnİ İdrîs, Husayn'dan, o da Şa'bî'den, o da Urvetü'l-Bârıkî'den naklen rivayet ettiler. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır atların alınlarına düğümlenmiştir.» buyurdu. Kendilerine, — Yâ Resûlallah! Bu ne iledir? Denildi. «Kıyamet gününe kadar ecir ve ganimet!» buyurdular.
Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî ile Leys b. Ebî Süleym, Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sa'dan isnadlarıyle haber verdiler. O Cerir ile İbni Müshir'in ziyâdesini anmamış. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. H. Bize UbeyduIIah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. {Dediki): Bize Ebû Âmir EI-Akedî haber verdi. H. Bize Abdurrahman b. Bişr de rivayet etti. (Dediki): Bana Behz rivayet etti. Bu râvilerin hepsi dedilerki: Bize Şu'be, Eş'as b. Süleym'den yukarkilerin isnadı ve hadîsi mânâsında rivayette bulundu. Yalnız : «Selâmı ifşa etmeyi» sözü müstesna! Çünkü o bunun yerine: «Selâmı almayı» dedi. Bir de : «Bize altın yüzüğü yahut altın halkayı yasak etti.» dedi.
Bana Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ile Ebû Kureyb hep birden İbni İdris'ten rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kureyb'indir. (Dedilerki); Bize İbni İdris rivayet etti. (Dediki): Asım b. Küleyb'i, Ebû Bürde'den, o da Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Ali, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kasdederek : Benî yüzüğümü şuna takmaktan yahut ondan sonra gelene takmaktan men etti. —Âsim bu ikinin hangisini dediğini bilememiştir.— Beni Kass ipeklisi giymekten ve eğer yastıkları üzerine oturmaktan da men etti, demişiir. Demişki, Kass ipeklisi çizgili bir takım kumaşlardır. Bunlar Mısır'dan ve Şam'dan getirilir. Onlarda şuna benzer şeyler vardır. Eğer yastıklarına gelince, bu kadınların kocaları için semer üstüne koydukları ergovanî kadifeler gibi bir şeydir.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Lâfz Ebû Kureyb'indir.) (Dedilerki): Bize İbni İdris, A'meş'den, o da Ebû Rezîn'den naklen rivayet etti. Ebû Rezîn şöyle demiş: Ebu Hureyre bizim yanımıza çıktı da, eliyle alnına vurarak şunları söyledi Beri bakın! Siz kendiniz hidayete erip, benim sapmam için, benim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerine yalan söylediğimi konuşuyorsunuz. Dikkat edin, ben şehâdet ederim ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmişimdir : «Birinizin potîn bağı kopfuğu vakit onu islâh etmedikçe ötekinin içinde yürümesin!»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. AbdiIlah b. Numeyr, Ebû Said El-Eşecc ve Muhammed b. Müsennâ El-Anezî rivayet ettiler. Lâfız İbni Numeyr'indir. (Dedilerki): Bize İbni İdris babasından, o da Simâk b. Harb'den, o da Alkame b. Vâil'den, o da Muğîre b. Şu'be'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Necrâna geldiğim vakit bana sordular, dediler ki: — Sîz Ebû Harun'un kız kardeşi diye okuyorsunuz. Halbuki Musa, İsa'dan şu ve şu kadar sene öncedir! Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelince bunu kendisine sordum da : «Onlar kendilerinden önceki Nebilerinin ve sulehanın adlarını koyarlardı.» diye cevâb verdi.
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris, Şu'be'den, o da Muhammed b. Münkedir'den, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldim de çağırdım. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kim o?» dedi. — Ben! dedim. Arkacığından: Ben!.. Ben!., diyerek çıktı.
Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ve İshâk b. İbrahim dahî rivayet ettiler. İshâk: Ahberanâ; ötekiler; Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdris, Hasen b. Ubeydillah'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile îbni Numeyr ve Amru'n-Nâkıd toptan İbni İdris'den rivayet ettiler. Amr dediki: Bize Abdullah b. İdris El-Evdî, Hişam'dan, o da İbni Sîrîn'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Enes b. Mâlik'e, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç saçını boyadı mı? diye soruldu. — Hakikat şu ki, o saçının ağarması namına bir şey görmedi. Ancak (şu kadarcık) gördü). İbni tdris sanki onu azaltmak istiyormuş, demiştir. Ebû Bekr ile Ömer saçlarını kına ve ketem ile boyarlardı, dedi.
Bu hadîsi bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni îdris rivayet etti. (Dediki): Ben Amr b. Hufrey'in azatlısı Muhtar b. Fülfül'den dinledim, dedi ki: Enes'i şunu söylerken işittim: Bir adam; — Yâ Resûlallah!.. dedi. Râvi yukarki hadîs gibi rivayet etmiştir.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Küreyb ← Abdullah b. İdrîs ← Muhtâr b. Fülfül ← Enes b. Mâlik
Bize İbnü Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni İdris rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvilerin ikisi birden Hişam'dan bu isnadla rivayette bulunmuşlardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Abdullah b. Nümeyr ← Abdullah b. İdrîs
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Üsâme
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris El-Evdi rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sa'd b. Muaz'ın vefatı için Rahman'ın arşı sarsılmıştır.» buyurdular.
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' ile Ebû Usânıe, İsmail'den rivayet ettiler. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki); Bize Abdullah b, İdris rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail, Kays'dan, o da Cerir'den naklen rivayet etti. Cerir şoyle demiş: Müslüman olduğumdan beri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni yanına girmekten men etmemiş, beni gördüğü zaman da mutlaka yüzüme gülümsemiştir. İhni Numeyr, İbni İdris'den rivayet ettiği hadisinde şunu ziyâde etmiştir: «Hakikaten at üzerinde duramadığımı kendisine şikâyet ettim de eliyle göğsüme vurdu ve : — Allahım bunu sâbit kıl! Bunu hâdi Mehdi eyle! diye dua etti.»
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdris haber verdi,. H. Bize Rifâa b. Heysem El-Vâsiti rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Abdillah) rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Husayn'dan, o da Sa'd b. Ubeyde'den, o da Ebû Abdirrahman Es-Sülemi'den, o da Ali'den naklen rivayet ettiler. Ali şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni, Ebû Mersed'i Ganevi'yi ve Zübeyr b. Avvâm'ı gönderdi. Hepimiz atlı idik : «Gidin, tâ Hâh bahçesine varın. Orada müşriklerden bir kadın var ki, beraberinde Hâtıb'dan müşriklere yazılmış bir mektub bulunuyor...» buyurdu. Râvi, Ubeydullah b. Ebi Râfi'in, Ali'den rivayet ettiği hadis mânâsında nakletmiştir.
Bu hadisi bana Yahya b. Habib rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Haris rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni İdris rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Âmir El-Eş'arî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdris ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Mübarek ile İbni İdris ve Ebû Usâme hep birden Büreyd'den, o da Ebû Bürde'den, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet ettiler. Ebû Musa şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mü'min için mü'min birbirini perçinleyen duvar gibidir.» buyurdular.