Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Kuteybe b. Said ve İshak b. İbrahim tahdis etti. Kuteybe dedi ki: Bize Cerir, el-Muhtar b. Fulful'den tahdis etti. O Enes b. Malik'ten şöyle dediğini nakletti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben cennet için insanlar arasında ilk şefaat edecek olanım ve nebiler arasında uyanları en çok olanım" buyurdu.
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir Umâradan —ki İbni Ka'kaa'dır— o da Ebu Zür'a'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her bir nebinin yapıp, kabul olunacak bir duası vardır. Onun bu duası kabulolunarak istediği ona verilmiştir. Ben ise duamı kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek üzere sakladım. "
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Cerir, Abdülmelik b. Umeyr'den, o da Musa b. Talha'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre dedi ki: Şu: "Aşiretini, en yakın akrabanı uyar" (Şuara, 214) ayeti nazil olunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kureyşlileri çağırdı, onlar da toplandılar. Allah Resulü hem genel, hem özel konuşarak şöyle buyurdu: "Ey Ka'b b. Luey oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Murre b. Ka'b oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Abdu Şems oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Abdu Menaf oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Haşim oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Abdulmuttalib oğulları kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Fatıma kendini ateşten kurtar. Benim Allah'a karşı size hiçbir faydam olmaz. Şu kadar var ki sizin, ıslaklığıyla ıslak tutacağım (gözeteceğim) bir akrabalığınız var. "
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys İbnu'l Had'dan, o da Abdullah b. Habbab'dan, o da Ebu Said el-Hudri'den naklen rivayet etti ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in huzurunda amcası Ebu Talib'ten söz edilince şöyle buyurdu: "Kıyamet gününde şefaatimin ona fayda vermesi umulur. Bunun neticesinde topuklarına kadar varan bir ateşe konulur ve ondan dolayı da beyni kaynar. "
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulaziz yani İbni Ebî Hazim, Ebu Hazim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen rivayet etti ki Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: ''Andolsun cennete ümmetimden yetmiş bin kişi yahut yedi yüz bin kişi -(ravi) Ebu Hazim (Sehl'in) hangisini söylediğini bilmiyor- birbirine tutunmuş biri diğerinin elini tuttuğu halde cennete gireceklerdir. Onların sonuncuları girmeden ilkieri de girmeyecektir, yüzleri de ondördündeki ay suretinde olacaktır. "
Bize Sa'id b. Mansur ile Kuteybetü'bnü Sa'id ve Ebu Kâmil el-Cahderî rivayet ettiler lâfız Sa'id'indir dediler ki: Bize Ebu Avane, Simâk b. Harb'den, o da Müs'ab b. Sa'id'dan naklen rivayet etti. Demiş ki: Abdullah b. Ömer hasta olan İbn Amir'i ziyaret etmek üzere yanına girdi. Ona: Ey İbn Ömer benim için Allah'a dua etmez misin, dedi. O: Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Abdestsiz bir namaz, ganimetten çalınan maldan da sadaka kabul olunmaz." Halbuki sen Basra'nın emiri idin,dedi.
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id ile Osman b. Muhammed b. Ebi Şeybe ve İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet ettiler. Lâfız kuteybe'nindir. İshâk (Ahberena) tabirini, Ötekiler (Haddesena) yı kullandılar. Dediler ki: Bize Cerir, Hişâm b. Urveden, o da Babasından, o da Osman'ın azadlısı Humran'dan naklen rivayet etti. Humran şöyle demiş: Osman b. Affan'ı mescidin yakınında iken -müezzin de ikindi vaktinde onun yanına gelmişken- su getirilmesini istediğini işittim.Abdest aldıktan sonra dedi ki: Yemin ederim ki size bir hadis nakledeceğim. Şayet Allah'ın kitabındaki bir ayet olmasaydı size bu hadisi nakletmeyecektim. Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Bir Müslüman güzel bir şekilde abdest alıp da arkasından bir namaz kılacak olursa, mutlaka o namaz ile ondan sonraki namaz arası (günahları)nı Allah ona bağışlar. "
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id ile Ahmed b. Abdete'd-Dabbî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdilaziz — ki Deraverdîdir — Zeyd b. Eslemden, o da Osman'ın azadlısı Humran'dan naklen rivayet etti. Humran şöyle demiş: Osman b. Affan'a abdest suyu getirdim. Abdest aldıktan sonra şöyle dedi: Birtakım insanlar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bazı hadisler rivayet ediyorlar. Onların mahiyetini bilmiyorum ancak ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i benim aldığım şu abdest gibi abdest alırken gördüm. Sonra da şöyle buyurdu: "Kim bu şekilde abdest alırsa onun geçmiş günahları bağışlanır, namazı ve mescide yürüyüşü de nafile (bir ibadet) olur." İbn Abde'nin rivayetinde ise: Osman'a geldim de abdest aldı, şeklindedir.
Bize Kuteybe b. Said, Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Zuheyr b. Harb -lafız Kuteybe ve Ebu Bekir'e aittir - tahdis edip dediler ki: Bize Vekl', Süfyan'dan tahdis etti, o Ebu'n-Nadr'dan, o Enes'ten rivayet ettiğine göre Osman (mescidin yakınındaki) oturmak için ayrılmış yerlerde abdest aldı ve: Size Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in nasıl abdest aldığını göstereyim mi, dedikten sonra (abdest azalarını) üçer üçer yıkayarak abdest aldı. Kuteybe rivayetinde şu fazlalığı eklemiştir: Süfyan dedi ki: Ebu'n-Nadr Ebu Enes'ten şöyle dediğini nakletti: Ebu Enes: Yanında da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazı adamlar da vardı, dedi.
Bize Yahya b. Eyyub ile Kuteybetü'bnü Saide ve Aliyyübnü Hucr hep birden İsmail'den rivayet ettiler. İbni Eyyüb dedi ki: Bize İsmail b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bana Huraka'nın azadlısı Âla b. Abdirrahman b.Ya'kub, babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi ki Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Beş vakit namaz, bir sonraki cumaya kadar Cuma (namazı) büyük günahlar işlenmediği sürece, aralarındaki (günah}lara kefarettir."
Bize Kuteybetü'bnü Said ile Amru'n-nakid ve Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Kuteybe dedi ki: Bize Süfyan, Ebu'z-zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: "Sizden kim taşla temizlenirse tek sayı taşla temizlensin. Sizden kim abdest alırsa burnuna su alsın, sonra çıkarsın. "
Bize Kuteybe ile Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Ebu Küreyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî', Şu'be'den o da Muhammed b. Ziyad'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiki; Ebu Hureyre mataradan abdest alan bir cemaat görmüşde: Abdest organlarınızı iyice yıkayınız. Çünkü Ebu'l-Kasım (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i: "Ökçe üstündeki sinirlerin vay haline" buyururken dinledim, dedi.
Bize Yahya b. Eyyub ile Süreye b. Yunus, Kuteybetü'bnü Said ve Ali b. Hucur toptan İsmail b. Ca'ferden rivayet ettiler. İbni Fyyup dediki bize İsmail rivayet etti. (Dediki): Bana Ala' babasından o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabristana vardı ve: "es-Selamu aleyküm ya daru kavmi mu'minın ve inna inşaallahu bikum lahikun: Ey müminler topluluğunun yurdu(nda sakin olanlar} selam sizlere, biz de yüce Allah dilerse size kavuşacağız. Kardeşlerimizi görmeyi çokça arzu ederdim" buyurdu. Ashab: Biz kardeşlerin değil miyiz ey Allah'm Resulü, deyince, O: "Siz ashabımsınız, kardeşlerimiz henüz gelmemişlerdir" buyurdu. Ashab: Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksm ey Allah'm Resulü, dediler. O: "Ne dersin sizden bir kimsenin siyah ve yağız atlar arasında alınları sakar, bacakları sekir atları bulunsa kendi atlarını tanımaz mı?" buyurdu. Ashab: Elbette tanır ey Allah'm Resulü dediler. Allah Resulü: "İşte onlar da abdestten dolayı alınları sakar, bacakları sekir gelecekler ve ben Havz'ın kenarına sizden önce varmış olacağım. Şunu da bilin ki, yolunu şaşırmış bir devenin alıkonulduğu gibi benim havuzumdan da birtakım kimseler engellenecektir. Ben: Hey buraya gelin, diye onlara sesleneceğim ama: Senden sonra değiştirdiler, denilecek. Ben de: O halde uzak olsunlar, uzak olsunlar, diyeceğim" buyurdu.
Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti (Dediki): Bize Abdülaziz yanî Deraverdi rivayet etti H. Bana İshak b. Musa el-Ensari de rivayet etti. (Dediki) : Bize Ma'n rivayet etti. (Dediki) ; Bize Malik rivayet etti. Bunlar hep birden Ala' b. Abdirrahman'dan, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etmişler ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kabristana çıktı. "Ey müminler topluluğunun yurdu, es-selamu aleykum inşallah biz de size katı/acağız" buyurdu ve (bir önceki) İsmail b. Cafer'in hadisi ile aynen rivayet etti. Ancak Malik'in (bu) rivayetinde: ':Andolsun birtakım kimseler benim havuzumdcin uzaklaştınlacaklardır" denilmektedir.
Bize Kuteybetü'hnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Halef yani İbni Halife, Ebu Malik el-Eşcaî'den o da ebu Hazim'den naklen rivayet etti. Ebu Hazim dedi ki: Ebu Hureyre namaz için abdest alırken ben de arkasında idim. Ellerini koltuk altına ulaşıncaya kadar uzatıyordu. Ben ona: Ey Ebu Hureyre, bu abdest neyin nesidir, dedim. O: Ey Ferruh oğulları, siz burada mıydınız? Burada olduğunuzu bilseydim, bu şekilde abdest almazdım. Ben halilim (can dostumu: "Müminin hi/yesi abdestin ulaştığı yere kadar ulaşır" (3/56b) buyururken dinledim.
Bize Yahya b. Eyyub ile Kuteybe ve İbnî Hucr toptan İsmail b. Ca'fer'den rivayet ettiler, İbni Eyyub dediki: Bize İsmail rivayet etti. (Dediki) : Bana Ala' babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Size Allah'ın, kendisi sebebiyle günahları sildiği ve onunla dereceleri yükselttiği bir hususu göstermeyeyim mi" buyurdu. Ashab: Elbette, göster ey Allah'ın Resulü dediler. O: "Hoşlanılmayan hallere ve zorluklara rağmen abdesti tam almak, mescitlere çokça adım atmak, namazdan sonra diğer namazı beklemek, işte ribat budur" buyurdu.
Bize Kuteybetü'bnü Said ile Amr en-Nakıd ve Züheyr h. Harp rivayet ettiler. Dedilerki; Bize Süfyan, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den o da, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen rivayet etti. şöyle buyurmuşlar: "Eğer müminlere zorluk vermeyecek olsaydım -Zuheyr'in hadisi rivayetinde: ümmetime şeklindedir- her namazdan önce onlara misvak kullanmalarını emredecektim. "
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Said ikisi birden Ca'fer'den rivayet ettiler. Yahya dediki bize Ca'fer b. Süleyman, Ebu İmran el-Cevniden, o da Enes b. Malik'ten naklen haber verdi. Dediki: Enes; Şunları söyledi. Bıyıkları kesmek, tırnakları kesmek, koltuk altlarını yolmak, etek tıraşı olmak için bize bunları kırk günden fazla bırakmamak üzere vakit tayin edildi.
Bize bu hadisi Kuteybetü'bnü Said ve Malik b. Enes'ten, o da Ebu Bekr b. Nafî'den, o da babasından, o da ibni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti ki. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bıyıkların dipten tıraş edilmesini (kazımamızı) sakalında uzatılmasını emir buyurmuş.
Bize Kuteybetü'bnü Said ile Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî', Zekeriyya b. Ebi Zaide'den, o da Mus'ab b. Şeybe'den, o da Talk b. Habîb'den, o da Abdullah b. Zübeyr'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti; Şöyle demiş Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "On şey fıtrattandır: Bıyıklan kesmek, sakalları bırakmak, misvak kullanmak, buruna su çekmek, tırnakları kesmek, parmak eklem ve boğumlarını yıkamak, koltuk altlarını yolmak, etek tıraşı olmak ve temizlenirken su kullanmak. " (Ravilerden} Zekeriya dedi ki: Mus'ab: Onuncusunu unuttum. Ancak o mazmaza olmalıdır, dedi. Kuteybe şunu ekledi: Veki' dedi ki: Temizlenirken su kullanmak istinca yapmak demektir.
Bize Yahya b. Eyyub ile Kuteybe ve İbni Hucur toptan İsmail b. Ca'fer'den rivayet ettiler. İbni Eyyüb dediki bize İsmail rivayet etti. (Dediki) : Bana Ala, babasından,o da Ebu Hureyre'den naklen haber verdi ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Lanet et(tir)en iki şeyden sakının" buyurdu. Ashab: Ey Allah'ın Resulü, lanet et(tir)en iki şey nedir, dedi. Allah Resulü: "İnsanların yollarında yahut gölgelendikleri yerlerde abdest bozan kişi (nin işi)dir" buyurdu.
Bize Kuteybe b. Said tahdis etti, bize Leys tahdis etti. (H) Bize Muhammed b. Rumh b. Muhacir de tahdis etti. Bize Leys, Yahya b. Said'den haber verdi. O Sa'd b. İbrahim'den, O Nafi' b. Cubeyr'den, O Urve b. el-Muğire'den, O babası Muğıre b. Şu'be'den rivayet ettiğine göre, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ihtiyacını görmek üzere dışarı çıktı. Muğire içinde su bulunan bir matara ile arkasından gitti. İhtiyacını bitirince eline su döktü, O da abdest alıp mestleri üzerine mesh etti. İbn Rumh'un rivayetinde "hiyne" lafzı yerine "hatta" lafzı yer almaktadır. (Bu durumda bu lafzın geçtiği yerdeki ibare: nihayet ihtiyacını bitirince ... demek olur.)
Bize Kuteybe b. Said de tahdis etti. Bize Muğlre -yani elHizami-, Ebu'z-Zinad'dan tahdis etti. O el-A'ree'den, o Ebu Hureyre'den (H). Bize Nasr b. Ali de tahdis etti. Bize Abdula'la, Hişam'dan tahdis etti. O Muhammed'den, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Ebu Kureyb de tahdis etti, bize (3171a) Halid -yani b. Mahled- Muhammed b. Cafer'den tahdis etti. O Ala'dan, o babasından, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Muhammed b. Rafi"de tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'ten haber verdi, o Ebu Hureyre'den (H). Bana Muhammed b. Hatim de tahdis etti. Bize Muhammed b. Bekr tahdis etti. (H) Bize el-Hulvani ve İbn Rafi' de tahdis edip dediler ki: Bize Abdurrezzak tahdis etti. Hepsi birlikte: Bize İbn Cureyc bildirdi, dediler. Bana Ziyad'm haber verdiğine göre Abdurrahman b. Zeyd'in azatlısı Sabit kendisine şunu haber vermiştir: O Ebu Hureyre'yi -hepsinin rivayetlerinde- Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bu hadisi naklettiğini dinlemiştir. Hepsi de rivayetlerinde: "Onu yıkayıncaya kadar" demişlerdir. Ancak onlardan hiçbiri "üç defa" dememiştir. Yalnız daha önce kaydettiğimiz Cabir, İbnu'l-Müseyyeb, Ebu Seleme, Abdullah b. Şakik, Ebu Salih (3171b) ve Ebu Rezın müstesnadır. Onların hadisi rivayetlerinde üç defa sözkonusu edilmiştir.
Bize Yahya b. Yahya ve Muhammed b. Rumh tahdis edip dediler ki: Bize Leys haber verdi. (H) Bize Kuteybe de tahdis etti, bize Leys Ebu'z-Zubeyr'den tahdis etti. O Cabir'den, o Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)' den durgun suda küçük abdest bozmayı yasakladığını rivayet etti.
Bize Kuteybe b. Said tahdis etti. Bize Hammad -ki b. Zeyd'dir Sabit'ten tahdis etti. Enes'ten rivayet ettiğine göre bir bedevi mescitte küçük abdest bozdu. Oradakilerden bazıları ona doğru kalkınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ona ilişmeyiniz ve onu yanda kesmeyiniz" buyurdu. (Enes) dedi ki: Adam işini bitirince (Allah Resulü) bir kova su getirilmesini istedi ve onu üzerine döktü.
Bize Muhammed b. El-Müsenna rivayet etti (Dediki): Bize Yahya b. Saîd El-Kattan, Yahya b. Saîd El Ensariden rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Saîd hep birden Deraverdî'den rivayet ettiler. Yahya b. Yahya dediki: Bize Abdülaziz b. Muhammed El-Medeni, Yahya b. Saîd'den naklen haber verdiki Enes b. Malik'i şunu anlatırken dinlemiştir: Bir bedevi kalkıp mescidin bir tarafında küçük abdestini bozdu. İnsanlar ona bağırmaya başladılar. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de: "Onu bırakın" buyurdu. Adam işini bitirince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) büyük bir kovanın getirilmesini emir buyurdu, o kova onun sidiği üzerine döküldü.
Bize Kuteybe b. Said tahdis etti. Bize Hammad -yani ibn. Zeyd- Hişam b. Hassan'dan tahdis etti. (H) Bize İshak b. İbrahim de tahdis etti. Bize Abde b. Süleyman haber verdi. Bize İbn An1be tahdis etti, hepsi Ebu Ma'şer'den rivayet etti. (H) Bize Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de tahdis etti. Bize Huşeym, Muğire'den tahdis etti. (H) Bana Muhammed b. Hatim de tahdis etti. Bize Abdurrahman b. Mehdi, Mehdi b. Meymun'dan tahdis etti. OVasıl el-Ahdeb'den rivayet etti (H). Bana İbn Hatim de tahdis etti, bize İshak b. Mansur tahdis etti, bize İsrail, Mansur ve Muğire' den tahdis etti. Bütün bunlar İbrahim' den, o Esved' den, o Aişe' den meninin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in elbisesinden kazınması hususunda Halid'in, Ebu Ma'şer'den diye rivayet ettiği (666 numaralı) hadisine yakın olarak rivayet ettiler.
Bize Kuteybe b. Said de tahdis etti. Bize Leys tahdis etti. (H) Bize Muhammed b. Rumh da tahdis edip dedi ki: Bize Leys, İbn Şihab'dan haber verdi. O Urve ve Abdurrahman kızı Amre' den rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe (r.anha) dedi ki: Ben (itikafta iken) ihtiyacım için eve girerdim. Evde hasta bulunduğu halde onun halini ancak geçip giderken sorardım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'de mescitte bulunduğu halde başını benim bulunduğum tarafa doğru (mescitten dışarı çıkarır odamdan içeriye) sokar, ben de onun saçlarını tarardım. İtikafta bulunduğu zaman ancak bir ihtiyaç için eve girerdi. İbn Rumh dedi ki: (Bu işleri) itikafta bulundukları zaman (yaparlardı).
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler: Dedilerki: Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihab'dan, oda Ebu Selemete'bni Abdirrahman'dan, o da Aişe'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cünüp olup, uyumak istediği zaman uyumadan önce namaz abdesti gibi abdest alırdı.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Muaviyetü'bnü Salih'den, o da Abdullah b. Ebî Kays'tan naklen rivayet etti. Abdullah: Aişe (r.anha)'ya Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in vitir namazı hakkında soru sordum deyip, hadisi zikretti. Ben: Peki, cünüplük halinde nasıl yapardı? Uyumadan önce gusleder miydi yoksa gusletmeden önce uyur muydu, dedim. O: Her ikisini de yapardı, bazen gusleder uyurdu, bazen abdest alır uyurdu, dedi. Ben: Bu işte genişlik takdir buyuran Allah'a hamdolsun, dedim.