Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
İbn Abbas'ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: "(Mirastan payı olmayan) yakınlar, yetimler ve yoksullar miras taksiminde hazır bulunursa ... " ayeti muhkemdir, neshedilmemiştir. Bu hadisi İbn Abbas'tan nakletmede Saıd İbn Cübeyr İkrime'ye mutabaat etmiştir.
İbn Abbas'ten rivayet edildiğine göre, o, "Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de kadınları sıkıştırmayın!" ayeti hakkında şöyle demiştir: İslamıdan önce Arapların adetine göre, biri öldüğü zaman onun velileri hanımı hakkında herkesten daha çok söz sahibi olurdu. İsterse kadınla evlenirler, isterse onu başkasıyla evlendirirler, isterlerse evlendirmezlerdi. Kadının ailesinden çok, onun hakkında söz sahibi idiler. Bunun üzerine bu ayet inmiştir. Hadisin geçtiği diğer yerler: 4579, 6984.
Şeybani şöyle demiştir: "Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı, "(Necm 9) ayeti hakkında Zirr'den Abdullah İbn Mes'ud'un görüşü hususunda şunları işittim: Abdullah İbn Mes'ud bu ayet hakkında bize şunları anlattı: "Hz. Muhammed Cebrail'i altıyüz kanatlı olarak görmüştür."
Şeybani'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Zirr'e "Öyle ki araları yayın iki ucu arası kadar veya daha az kaldı. O da kuluna vahyetmek istediği her şeyi vahyetti, "(Necm 9) ayetlerini sordum. O da şöyle cevap verdi: Abdullah [İbn Mes'ud] bize Muhammed'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem Cebrail'i altıyüz kanatlı olarak gördüğünü haber verdi." .
Abdullah İbn Ebi EvfS,'dan, dedi ki: "Rasuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir seferde idik. Güneş batınca bir adama: İn de bana seuik bulamacı yap, dedi. Adam: Ey Allah'ın Rasulü, akşamı bekleseydin. Çünkü henüz daha gündüzün aydınlığı üzerinde, dedi. Daha sonra tekrar: İn seuik bulamacı yap, diye buyurdu. Adam üçüncüsünde inip ona bulamaç yaptı. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem içti, sonra eliyle doğu tarafına işaret buyurarak: Gecenin. bu taraftan geldiğini gördüğünüzde artık oruç tutan kimse orucunu açar, diye buyurdu."
Abdullah b. Ebi Evfa r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yeşil testileri kullanmayı nehyetti." Ben (ravilerden eş-Şeybani) ona Abdullah b. Ebi Evfa'ya): Peki, beyaz olanlarından içebilir miyiz, diye sordum. O: Hayır, dedi."
Abdurrahman b. el-Esved'den, ababasından şöyle dediğini rivayet etmektedir: "Ben Aişe r.anha'ya zehirli hayvanın sokmasına karşı rukyeye dair soru sordum. O da: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem zehirli olan her hayvan sokmasından dolayı rukye yapmaya ruhsat vermiştir, dedi."
Bera’ İbn Azib r.a.'dan dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şu yedi şeyi emretti: Hastayı ziyaret etmeyi, cenazenin peşindeng;tmeyi, aksırıp elhamdulillah diyene yerhamukellah demeyi, zayıf kimseye yardımcı olmayı, mazluma yardım etmeyi, selamı yaygınlaştırmayı, Allah adına yemin edenin andıyla istediği şeyi yerine getirmeyi. Diğer taraftan gümüş kapta içmeyi nehyetti. Altın yüzük takınmayı, hayvanların eğerleri üzerine ipekten yastık ve benzeri şeyler koyarak binmeyi, harir, dibac, kass! ve istebrak denilen ipek elbiseleri giyinmeyi nehy etti."
Şeybanı şöyle anlatmıştır: Abdullah İbn Ebu Evfa'ya "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem recm cezası uyguladı mı?" diye sordum. O da "evet" dedi. Ben tekrar "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem en-Nur suresinin inmesinden önce mi, yoksa sonra mı recm etti?" diye sordum. Abdullah b. Ebu Evfa "Bunu bilmiyorum" dedi.
Şeyban! şöyle anlatır: Abdullah b. Ebu Evfa'ya recm cezasını sordum. Bana "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem recm cezası uyguladı" dedi. Ben "Nur suresinden önce mi yoksa sonra mı uyguladı?" diye sordum. Bana "Bunu bilmiyorum" dedi.
Yuseyr b. Amr şöyle demiştir: Sehl b. Huneyfe " Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den Haricıler hakkında herhangi bir şey söylerken işittin mi?" diye sordum. Sehl şöyle cevap verdi: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den elini Irak tarafına doğru uzatarak şöyle buyurduğunu ışittim: "Bu taraftan bir kavim çıkacak, onlar Kur'an okurlar, Kur'an onların köprücük kemiklerinden öteye geçmez. Onlar atılan bir okun avı delip çıkması gibi İslam'dan çıkarlar."
İbn Abbas "Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir"(Nisa 19) ayet-i kerimesinin nüzul sebebi hakkında şu açıklamayı yapmıştır: İslam'dan önce Arapların adeti şuydu: Bir erkek öldüğünde onun yakınları karısına, herkesten daha çok hak sahibi idi. İsterlerse aralarından biri o kadınla evlenir, isterlerse onu başkasıyla evlendirirler, dilerlerse o kadını kimseyle evlendirmezlerdi. Onlar bu kadın hakkında onun ailesinden daha çok söz sahibi idiler. İşte bu ayet, bu hususta indi.
İbn Mes'ud'un nakline göre adamın biri Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek "Amellerin en faziletlisi nangisidir?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Vakti içinde kılınan namazdır ve ana, babaya itaattir, sonra Allah yolunda cihad etmektir" buyurdu.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliy b. Müshir, Şeybâni'den, o da el-Velid b. el-Ayzar'dau o da Sa'd b. İyâs Ebu Amr Şeybâni'den, o da Abdullah b. Mes'ud'dan naklen rivayet etti. İbn-i Mes'ud şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e: En faziletli amel hangisidir, dedim. O: "Vaktinde kılınan namazdır" buyurdu. Sonra hangisidir, dedim. O: ''Anne babaya iyilik yapmaktır" buyurdu. Sonra hangisidir, dedim. O: ''Allah yolunda cihaddır" buyurdu. Ona daha fazlasını sormayı ancak ona acıdığım için bıraktım.
Bana Ebu'r-Rabi' ez-Zehrami de tahdis etti. eş-Şeybani dedi ki: Ben Zirr b. Hubeyş'e Aziz ve Celil Allah'm: "Böylece iki yay (boyu) kadar veya daha da yaklaştı." (Necm, 9) buyruğu hakkında sordum. Şöyle dedi: Bana İbn Mesud'un haber verdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Cebrail'i altı yüz kanatlı olarak gördüğünü haber verdi.
Bize Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b.. Ğıyâs, Şeybani'den, o da Zirr'dan, o da Abdullah'tan naklen rivayet etti. Abdullah (b. Mesud) dedi ki: "Gözüyle gördüğünü kalp yalanlamadı." (Necm, 11) buyruğu hakkmda: Cebrail (aleyhisselam)'ı altı yüz kanatlı gördü.
Bize Ubeydullah b. Mu'az el Amberi rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti dediki: Bize Şube, Süleyman eş-Şeybani'den rivayet etti, o da Zirr b. Hubeyş, Abdullah'tan yüce Allah'ın: "Andolsun ki Rabbinin büyük ayetlerinden görmüştür." (Necm, 53/18) buyruğu hakkında: Cebrail'i asıl suretinde altı yüz kanatlı olarak gördü, dediğini nakletmektedir. Tahric bilgisi 432'nin olduğu gibi 431 ile aynı.
Bize yine Ebu Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ali b. Müshir Şeybani'den rivayet etti. H. Bana Ali b. Hucur es-Sa'dî dahî rivayet etti. Lafız onundur. (Dedi ki): Bize Ali b. Müshir haber verdi. (Dediki): Bize Ebu İshak, Abdurrahman b. el-Esved babasından, o Aişe (r.anha)'dan şöyle dediğini nakletti: Bizden herhangi birisi ay hali olduğu zaman Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona ay hali kanının arttığı zamanda bir peştamal sarmasını emreder sonra ona mübaşeret ederdi. (Aişe) dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in kendisine hakim olduğu gibi hanginiz kendisine hakim olabilir ki?
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Halid b. Abdiîlah Şeybani'den o da Abdullah b. Şeddad'dan, o da Meymune'den naklen haber verdi. Meymune dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımları ile ay hali oldukları halde peştamalin üzerinden mübaşeret ederdi.
Bize Muhammed b. Abdirrahmân b. Sehm El-Antâkî rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Muhammed Ebu İshâk El-Fezârî, Ebu İshâk Eş-Şeybânî'den, o da Muharip b. Disâr'dan naklen rivayet etti. Muharip şöyle demiş: Abdullah b. Yezidi minber Üzerinde şöyle derken işittim: Bize Berâ' rivayet ettiki. Kendileri ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kılarlarmış. O rüku etti mi onlar da rüku ederlermiş. Berâ' demiş İd: Başını rükudan kaldırarak: «Semiallâhu limen hamideh» dediği vakit, yüzünü yere koyduğunu görmedikçe ayakta dururduk, sonra ona tâbi olurduk.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh haber verdi. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abbâd b. Avvâm rivayet etti. Bunlar ikisi birden Şeybâni'den, o da Abdullah b. Şeddâd b. Hâd'dan naklen rivayet etmişlerdir. Abdullah demişki: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in zevcesi Meymune rivayet etti ve: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılar, ben de hayzlı olduğum halde onun hizasında bulunurdum. Çok defa secde ettiğinde elbisesi bana dokunurdu.» Öneri önce 515 teki izahı okuyup sonra buraya dönüp aşağıdaki link ile mezkur sayfayagidin. Bu Hadis’in benzeri ancak bazı ziyade ve tenzil ile mevcuttur. İstiyorsanız
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh haber verdi. H. Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe dahî rivâyt etti. Dediki: Bize Abbâd b. Avvâm rivayet etti. Bunların ikisi de Şeybânî'den, o da Abdullah b. Şeddâd'dan naklen rivayet etmişler. Abdullah şöyle demiş: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymûne rivayet etti ve: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılar; ben de onun hizasında bulunurdum. Bazen secde ettiğinde elbisesi bana dokunurdu. Küçük bir seccade üzerinde namaz kılardı.» dedi.
Bana Alîyyü'bnü Hucr rivayet etti. (Dediki): Bize Alîyyü'bnü Müshir, Şeybânî'den, o da Ebû Bürde'den, o da babasından naklen rivayet etti. Demişki: Ömer yaralanınca Süheyb: — «Vah kardeşciğim!» demeye başladı. Bunun üzerine Ömer, ona şunu söyledi: — Yâ Sûheyb! Bîlmezmisin ki Resûlullah (Saîlallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki ölen kimse, dirinin ağlaması yüzünden azab görür.» buyurmuşlardır.
Bize Hasenü'bnü Rabi' ile Muhammedü'bnü AbdilIâh b. Numeyr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdullah b. İdrîs, Şeybânî'den, o da Şa'bî'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cenaze defnedildikten sonra bir kabrin üzerine cenaze namazı kılmış ve dört tekbîr almış. Şeybani demişki: «Şa'bi'ye: — Bu hadisi sana kim rivayet etti? dedim; — Sika (yani) Abdullah İbni Abbâs (rivayet etti.) dedi.» Hesen'in rivayet ettiği hadîsin lâfzı budur. İbni Numeyr rivayetinde ise: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Taze bir kabrin yanına vararak üzerine namaz kıldı. Cemâat da arkasına saff oldular. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dört defa tekbir aldı; dedi. Ben, Âmir'e: — Sana (bu hadisi) kim rivayet etti? dedim; Âmir: — Sika, orada hâzır bulunan îbni Abbâs; cevâbını verdi.» ibâresİ vardır.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize Hasenü'bnü Rabi' ile Ebû Kâmil de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. (dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Muhammedü'bnü Hatim de rivayet etti. (dediki) Bize Veki' rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. (dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Seybânî'den o da Şa'bî'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarki hadisin mislini rivayet etmişlerdir. Fakat hiç birinin rivayetinde Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dört tekbîr aldığı zikredilmemiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyu'bnü Müshir. Şeymâni'den, o da Yüseyr b. Amr'dan naklen şöyle demiş: Sehl b. Huneyy'e sordum; — «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Hâricileri anarken hiç işittin mi?» dedim. Sehl şunları söyledi: — «Evet işittim, eliyle şark tarafına doğru işaret ederek: — Bir kavim dilleri ile Kur'ân'ı okuyacaklar, amma (okudukları Kur'ân) köprücük kemiklerini geçmiyecak. Dînden, ok'un av'ı delip geçtiği gibi çıkacaklar; buyurdu.»
Bize bu hadisi Ebû Kâmil de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid rivayet etti. (Dediki): Bize Süleymân-ı Şeybânî bu isnâdla rivayette bulundu ve: — «Ondan bir takım kavimler çıkacak.» Dedi.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk hep birden Yezid'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki):Bize Yezid b. Hârûn, Avvâm b. Havşeb'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî, Useyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet .etti; — «Şark tarafından başları traşlı bir kavim hak yoldan sapacaklardır.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize Hüseyni, Ebû İshâk-ı Şeybânî'den, o da Abdullah b. Ebî Evfâ (Radiyallahu anh)'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Ramazan ayında bir seferde bulunuyorduk. Güneş Kavuşunca ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — «Ya fulân, (Hayvanından in de bize karıştırma yap. buyurdu. O — «Yâ Resûlallah, henüz üzerinde gündüz var.» dedi. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) : — «İn de bize karıştırma yap.» buyurdular. Bunun üzerine o zât hayvanından inerek karıştırmayı yaptı ve ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ondan içti. Sonra eliyle işaret ederek : — «Güneş, şuradan battı, gece de şuradan geldi mi, oruçlu iftar eder.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Aliyyü'bnü Müshir ile Abbad b. Avvâm, Şeybaniden, o da İbni Ebi Evfâ (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet ettiler. İbni Ebî Evfâ şöyle demiş: Bir seferde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunuyorduk. Güneş kavuşunca Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir zat'a: ; — «İn de bize karıştırma yap.» buyurdu. O zat: — «Ya Resûlallah, Akşamlasaydın (daha iyi olmaz mıydı?) dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (tekrar) : — «İn de bize karıştırma yap.» buyurdu. O zât (Yine) : — «Üzerimizde henüz gündüz var.» dedi, müteakiben (hayvanından) inerek karıştırmasın yaptı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu içti, sonra eliyle şark tarafına doğru işaret ederek: — «Gecenin şuradan geldiğini gördünüz mü oruçlu iftar eder.» buyurdular.