Ebu Said r.a.'den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem münabezeyi yasakladı. Münabeze, satıcının sattığı elbiseyi, içini çevirmeksizin ve göstermeksizin satmak üzere bir adam'a fırlatmasıdır. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mülameseyi de yasakladı. Mülamese de kişinin iyice bakıp incelemeksizin dokunmak suretiyle elbiseyi satın almasıdır .
Ebu Said radiyallahu anh şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki giyinme şeklini ve iki satışı yasakladı: (Yasakladığı satışlar şunlardır:) Mülamese ve münabeze.
Abdullah İbn Ömer r.a., Ebu Said el-Hudri'den bunun benzerini (gümüşle gümüşün ancak eşit ve peşin olarak değişilebileceğini) Resulullah'tan hadis olarak rivayet etmiştir. Abdullah, Ebu Said ile karşılaşarak ona sordu: "Ebu Saidl Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den aktardığın şu haberin aslı nedir?" Ebu Said: "Sarf konusunda olanı mı soruyorsun? Resulullah'ın şöyle söylediğini işittim": "Altın ile altın eşit olarak değişilir. Gümüş ile gümüş eşit olarak değişilir. " Tekrar:
2177,
2178Ebu Said, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Altın ile altını ancak eşit olarak değişin. Birini diğerinden fazla yapmayın. Gümüş ile gümüşü ancak eşit olarak değişin. Birini diğerinden fazla yapmayın. Bunlardan (akit meclisinde) mevcut olmayanı, akit meclisinde peşin olarak bulunan karşılığında değişmeyin."
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle dedi: Dinar ile dinar, dirhem ile dirhem eşit satılır. Hadisi rivayet eden Salih, Ebu Said el-Hudrı'ye "İbn Abbas bu görüşte değil" dedim. Ebu Said şöyle dedi: Ben bunu İbn Abbas'a sordum. Ona dedim ki: "Sen bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den mi işittin yoksa Allah'ın kitabında mı buldun?,i . İbn Abbas şöyle dedi: "Bunların hiçbiri değiL. Siz, Allah'ın Resulünü benden daha iyi bilirsiniz. Ancak Usame bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nu söyledi: "Vadeli değişim dışında faiz yoktur."
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle dedi: Dinar ile dinar, dirhem ile dirhem eşit satılır. Hadisi rivayet eden Salih, Ebu Said el-Hudrı'ye "İbn Abbas bu görüşte değil" dedim. Ebu Said şöyle dedi: Ben bunu İbn Abbas'a sordum. Ona dedim ki: "Sen bunu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den mi işittin yoksa Allah'ın kitabında mı buldun?,i . İbn Abbas şöyle dedi: "Bunların hiçbiri değiL. Siz, Allah'ın Resulünü benden daha iyi bilirsiniz. Ancak Usame bana Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu nu söyledi: "Vadeli değişim dışında faiz yoktur."
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müzabene ve muhakala'yi yasakladı. Müzabene, kuru hurma karşılığında dalda. bulunan yaş hurmayı satın almaktır
Ebu. Said el-Hudri ve Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. O, Hayber'den, cenıb adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulü! Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma. Önce elindeki hurmaları para karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemler/e) cenib denilen hurmaları satın al" buyurdu. 2201 Tekrarları:
2302,
4246,
7350. 2202 Tekrarları:
2303,
4245,
4247 ve 7351
Ebu. Said el-Hudri ve Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. O, Hayber'den, cenıb adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulü! Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma. Önce elindeki hurmaları para karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemler/e) cenib denilen hurmaları satın al" buyurdu. 2201 Tekrarları:
2302,
4246,
7350. 2202 Tekrarları:
2303,
4245,
4247 ve 7351
Ebu Said el-Hudri r.a. şöyle anlatır: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanında oturuyordum. "Ey Allah'ın Resulü' Bize (savaş) esirleri verildi. Onları satıp paralarını almak istiyoruz. Onlarla (cima da) azil yapmamız konusunda ne buyurursunuz?" diye sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Böyle mi yapıyorsunuz! Böyle yapmanızda bir günah yok. Çünkü Allah'ın dünyaya gelmesini takdir ettiği her canlı mutlaka gelecektir" buyurdu. Tekrar:
2542,
4138,
5210,
6603,
7409Ebu Said r.a. şöyle anlatır: Resulullah'ın sahabılerinden bir grup bir sefere katılmışlar ve bir kabilenin yakınında konaklamışlardı. Onlardan, kendilerini misafir etmelerini istediler. Fakat bu arap kabilesi buna yanaşmadı. Bu arada kabilenin reisini bir akrep soktu. Onun için çareler araştırmaya başladılar. Derken (hiçbir çare kalmayınca) sahabılere gelip, "Ey ahali! Reisimizi akrep soktu. Her şeyi denedik ama hiçbir fayda vermedi. Sizin bu konuda yapacak bir şeyiniz var mı?" diye sordu. Bir sahabi, "Evet, vallahi ben rukye yapabilirim (okuyarak tedavi edebilirim). Fakat bizi misafir etmenizi istedik, siz kabul etmediniz. Bundan dolayı ancak belirli bir ücret karşılığında bunu yapabilirim" dedi. Daha sonra bir sürü koyun karşılığında tedavi yapmak üzere anlaştılar. Reisin yanına gittiler. Önce akrebin soktuğu yerin üzerine hafifçe tükürdü, sonra fatiha suresini sonuna kadar okudu. Reis, birden üzerindeki büyük bir yükten kurtulmuş gibi hafifledi ve yürümeye başladı. Onda hastalıktan bir eser kalmayınca: "Üzerinde anlaşmış olduğunuz ücreti bu adama verin" dedi. Daha sonra sahabilerden bazıları, "koyunları paylaştırın" dedi. Tedaviyi yapan kimse, "Hayır, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e varalım, durumu anlatalım, bakalım ne emreder, o zamana kadar paylaştırmayın" dedi. Olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e anlatınca, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Fatiha'nın tedavi için kullanıldığını sen nereden bildin? İsabet etmişsiniz. Koyunları aranızda paylaşın. Bana da bir pay ayırın" buyurdu ve gülümsedi. Tekrar:
5007,
5736,
5749Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre r.a. şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. Görevli kimse, Hayber'den, cenib adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulül Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma Önce elindeki hurmaları dirhem karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemlerle) cenfb denilen hurmaları satın al" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tartılan şeyler hakkında da buna benzer şeyler söylemiştir.
Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre r.a. şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. Görevli kimse, Hayber'den, cenib adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulül Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma Önce elindeki hurmaları dirhem karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemlerle) cenfb denilen hurmaları satın al" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tartılan şeyler hakkında da buna benzer şeyler söylemiştir.
Ebu Said el-Hudri r.a. şöyle anlatır: Bir defasında Bilal, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Berni denilen en iyi cins hurmadan getirmişti. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Bu hurma nereden?" diye sordu. Bilal, "Bende düşük kalitede bir miktar hurma vardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ikram edebilmek için, bir sa' (iyi hurma) karşılığından bendeki hurmadan iki sa' sattım" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Vah vah! Riba’nın hası bu. Böyle yapma. İyi hurma satın almak istediğin zaman elindeki hurmayı başka bir satım akdi ile sat sonra da almak istediğin şeyi satın al" buyurdu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar 1-Durumu açığa çıkması için kişinin şüpheli şeyleri hakkında araştırma (kusurları araştırma / tecessüs anlamında olmamak şartıyla) yapmak gerekir. 2-Fazlalık faizi (ribe'l-fadl) haramdır. 3-Devlet başkanı, dini meselelere önem vermeli bilmeyenlere bunu öğretmelidir. Mubah olan şeyleri göstermelidir. 4-Halk da devlet başkanına önem vermelidir. Yukarıdaki olayda, yiyeceklerin en iyisini devlet başkanı olan Hz. Nebi için seçmiştir. 5-Riba içeren ak it geçerli değildir.
Ebu Said el-Hudrı r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturuyor iken bir yahudi gelerek, "Ey Ebu'l-Kasım, Ashabından bir kimse yüzüme vurdu" dedi. Hz. Nebi kim olduğunu sorunca yahudi "Ensardan bir kimse" diye cevap verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu çağır" buyurdu. Sahabi gelince ona, "Ona vurdun mu?" diye sordu. Sahabi şöyle cevap verdi: "Ben onu çarşıda, 'Bütün insanlık içinde Musa'yı seçen Allah'a yemin olsun ki' diye yemin ederken işittim. Ben de "Ey pislik! Muhammed'den bile mi?" dedim. Bir anda sinirlenerek yüzüne vurdum." Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Nebiler arasında üstünlük yarışı yapmayınız. Kıyamet günü insanlar bayılacak (ölecek). Ben yerden ayılıp ilk çıkan kimse olacağım. O sırada Musa arşın sütunlarından birine tutunmuş bir vaziyette olacaktır. Bilmiyorum o ya bayılanlar içindeydi ya da ilk bayıldığı (Sına dağında) hesabı görülmüştü" buyurdu. Tekrar:
3398,
4638,
6916,
6917,
7427 Diğer tahric: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, Fedail
Ebu Said el-Hudri r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İnananlar cehennemden kurtulunca cennetle cehennem arasındaki bir köprüde bekletilirler ve dünyada iken birbirine yapmış oldukları haksızlıkları ödeşirler. İyice temizlenip birbirinin hakkından arındırılınca cennete girmelerine izin verilir. Muhammed'in canı elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizin cennette kalacağınız yer dünyadaki konumunuzun en iyi göstergesidir. " Tekrar:
6535Ebu Said el-Hudri r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): "Yollarda oturmaktan uzak durunuz" buyurdu. Bunun üzerine "Bizim yolda oturmaktan başka çaremiz yoktur. Orada buluşur, sohbet ederiz" dediler. Buna karşılık Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O zaman oturma yerlerine geldiğinizde yolun hakkını verin" buyurdu. "Yolun hakkı nedir?" diye sordular. "Gözü yere indirmek, insanlara sıkıntı vermemek, selam almak ve iyiliği emredip kötülüğü yasaklamaktır" buyurdu. Tekrar:
6229Ebu Said r.a.'den rivayet edilmiştir: Bir bedevi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek hicreti sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Hey gidi hey! Hicret zor iştir. Senin deven var mı?" buyurdu. Bedevi "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Peki onun sadakasını veriyor musun?" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sütünden bir kısmını hediye ediyor musun?" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Hz. Nebi: "Sulama gününde sütünü sağıyor musun (orada bulunan fakirlere bir miktar süt veriyor musun?)" diye sordu. Bedevi "evet" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: zayi etmeyecektir" buyurdu.
Ebu Said el-Hudri r.a.'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Kadının şahitliği, erkeğin şahitliğinin yarısı kadar değil midir?" diye sordu. Kadınlar "Evet, öyledir" dediler. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "İşte bu, onların akıllarının eksikliğindendir" buyurdu.
Ebu Said el-Hudri'den rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İhtilam olan (baliğ olan) herkesin Cum'a günü boy abdesti alması farzdır."
Ebu Said el-Hudrı r.a.'den nakledilmiştir: Denildi ki: "Ey Allah'ın Resulü! İnsanların en üstünü kimdir?" Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Canıyla ve malıyla Allah yolunda cihad eden mu'min kişidir" buyurdu. "Sonra hangisi?" dediler. Rasulullah: "Bir dağın başında bulunup Allah'tan korkan ve insanlara kötülüğünü bulaştırmayan mu'min kişidir" buyurdu.
İkrime'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Abbas, İkrime ile Ali İbn Abdullah'a: "Haydi gidin de Ebu Said'den hadis dinleyin!" der. (İkrime olanları şöyle anlatmaktadır:) "Biz de bunun üzerine Ebu Said'in yanına gittik. Kardeşiyle birlikte sahip oldukları bahçesini suluyordu. Bizi görünce yanımıza geldi ve elbisesini toplayıp oturdu. Sonra bize şunları anlattı: "Biz Mescid-i Nebevı'yi inşa ederken kerpiçleri teker teker taşıyorduk. Fakat Ammar ikişer ikişer götürüyordu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun yanından geçerken başındaki tozları sildi ve şöyle buyurdu: "Vah Ammar vah ... Onu azgın bir topluluk öldürecek. Ammar onları Allah'a çağırırken onlar Ammar'ı ateşe çağıracaklar."
Ebu Said el-Hudri anlatıyor: "Bir gün Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem minbere çıkıp ayakta durarak: "Benden sonra yeryüzünün ni'metlerinin sizlere olanca genişliği ile açılmasından korkuyorum" buyurdu ve dünyanın insanı cezbeden süslerinden, güzelliklerinden ve vereceği bereketlerden söz etti. Orada bulunanlardan birisi kalkıp: "Ey Allah'ın Resulü, hayır şerre mi dönüşecek, lütfedilen nimetler ceza haline mi gelecek?" diye sordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir süre sustu. Biz kendisine vahiy geldiğini düşündük. Cemaat de susmuştu; sanki başlarının üzerinde kuşlar varmış gibi hiç ses çıkmıyordu. Sonra Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem yüzünün terini sildi ve: "Az önce soruyu soran nerede?! Hiç mal gerçekten, tümüyle hayır olur mu? (Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu üç defa söyledi) Gerçek hayır, hayırdan başka bir sonuç doğurmaz / hayır sadece hayır getirir. Dünya malı baharda biten yeşil/ikler gibidir. Onu doyumsuzca yiyen hayvanlar çatlayıp ölür ya da ölecek hale gelir. Onlar karınları doyunca Güneşe doğru dönerek arka bacaklarını dikip pislerler ve idrarlarını yaparlar sonra da yeniden otlamaya başlarlar. İşte bu dünya malı da yeşilliktir, tatlıdır. Dünya malına sahip olup da onu hakka uygun bir şekilde ve gereği gibi elde ederek Allah yolunda ve yetimler ile miskinler için sarf eden bir Müslüman ne güzel, ne iyi bir insandır. Dünya malını hakka uygun bir şekilde, gereği gibi elde etmeyenler ise yediği halde doymayan insanlara benzerler. Böyle kimseler için kazandıkları mallar kıyamet gününde aleyhte şahilik edeceklerdir" buyurdu.
Ebu Said el-Hudri'nin naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Öyle bir zaman gelecek ki insanlar arasında savaşlar olacak. Savaşçılara: "İçinizde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından biri var mı?" diye sorulacak ve evet cevabı verilecek. Bunun hürmetine zafer elde edilecek ve fetih gerçekleşecek. Sonra yine bir zaman gelecek ve savaşçılara: "İçinizde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabıyla sohbette bulunan kimse var mı?" diye sorulacak. Evet diye cevap verilince onların hürmetine düşman mağlub edilecek ve fetih gerçekleşecek. Ardından bir zaman gelecek ve savaşçılara: "İçinizde Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabıyla sohbette bulunanlara erişenler var mı?" diye sorulacak. Evet diye cevap verilince onların sayesinde fetih müyesser olacak. " Tekrar:
3594,
3649Ebu Said el-Hudri r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Kureyza oğulları Yahudileri Sa'd İbn Muaz'ın vereceği kararı kabul edeceklerini bildirince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Sa'd'ın gelmesi için bir haberci gönderdi. Sa’d bin Muaz bir merkep üzerinde geldi. Bize doğru yaklaşınca Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Haydi, efendinizi ayakta karşılayın!" buyurdu. Sa'd gelip Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına oturdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona durumu anlatarak: "Bunlar senin vereceğin kararı kabul edeceklerini söylediler" dedi. Sa'd: "Ben şu kararı veriyorum: Savaşanlar öldürülecek ve kadınlar ile çocuklar da esir edilecek" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine şöyle buyurdu: "Onlar hakkında her şeyin sahibi olan Allah'ın hükmünü verdin!" Tekrar:
3804,
4121,
6262. Ayrıntılı açıklama için bkz. Kitabü'l-meğazı, Bab, 54
Ebu Said el-Hudri'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Cennetlikler, yükseklerdeki özel odalarda kalanları (ehl-i guraf) gözlerini yukarıya dikerek gıptayla seyrederler. Tıpkı, ufukta doğudan veya batıdan geçip giden inci gibi parlak yıldızları seyreder gibi. Aralarındaki derece ve üstünlük farkı dolayısıyla özel oda sahipleri diğer cennetliklerden daha yukarıdadırlar." Bunun üzerine sahabeler: "Ey Allah'ın Resulü! Bu söylediğiniz, Nebiler için ayrılan yerler olmalı! Oraya zaten başkaları ulaşamaz!" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise: "Aksine! Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, o özel odalarda kalanlar Allah'a iman edip Nebileri tasdik eden kimselerdir!" buyurdu.
Ebu Said el-Hudri'nin naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Namazı serinlik vaktine kadar erteleyin! Çünkü bu aşırı sıcaklar adeta cehennemin bir yalazıdır."
Ebu Said el-Hudri'nin naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İçinizden biri namaz kılarken önünden herhangi bir varlık geçerse ona engel olsun. Geçmek için diretirse yine engellesin. Yine de geçmeye çalışırsa onunla mukatele etsin. Çünkü o şeytandır." Mahir: Mukatele: Dövüşmek, savaşmak demektir. Namaz kılarken ısrarla önünden geçmeye çalışan kişi’ye elinle engel olursun, ısrar ederse ve senin önünde sütre mesafesi kadar boşluk yoksa O kişiye yumruk atarsın. Mümkünse bir adım ileri giderek o kişinin senin arkandan geçmesini sağlayabilirsin, göğsünü kıbleden ayırmamaya dikkat et.
Abdurrahman İbn Abdullah İbn Abdurrahman İbn Ebi Sa'sa'a'nın babasından naklettiğine göre Ebu Said el-Hudrı babasına şöyle demiştir: "Anladığım kadarıyla sen koyunları ve kırları seven birisin. Kırda koyunlarını otlatırken eğer namaz için ezan okuyacak olursan sesini iyice yükselt! Çünkü müezzinin sesini duyan insanlar, cinler ve bütün varlıklar kıyamet gününde onun lehine şahitlik edeceklerdir." Ebu Said el-Hudri: "Ben bunu Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den duydum" demiştir.
Ebu Said el-Hudri r.a.'in naklettiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Dağların tepelerinde ve vadilerin derinliklerinde beslenip peşlerine düşülen koyunların kişi için en değerli mallar olması vakti çok yaklaştı. Kişi bu şekilde dinini fitnelerden korumak için kaçar."