Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Usâme, Hişâm'dan, o da Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki, şöyle buyurmuşlar : «Biriniz geceleyin kalktığı zaman namazına hafif iki rekrâtla başlayıversin!»
Bize, EbÛ Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdullah b. Numeyr ile Ebû Muâviye rivayet ettiler. H. Bize, Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrahim hep birden Cerîr'den ve bu râvîlerin hepsi birden A'meş'den naklen rivayet ettiler. H, Bize, îbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Sa'd b. Ubeyde'den, o da Müstevrid b. Ahnef'den, o da Saletü'bnü Züfer'den, o da Huzeyfe'den naklen rivayet etti. Huzeyfe şöyle demiş: «Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bîrlikde namaz kıldım. Bakara sûresine başladı, ben (içimden) yüz âyeti tamamlayınca rükû' eder; dedim. Sonra devam etti. Ben (içimden) bütün sûreyi bir rek'âtdâ okuyacak; dedim. O yine devam etti. Ben bu sûre ile rükû'a varır; dedim. Sonra nisa' sûresine başladı. Onu da okudu. Sonra Âl-i Imrân sûresine başladı; onu da okudu. Ağır ağır okuyor, içinde tesbîh bulunan bir âyete gelince tesbîh ediyor; istek âyetine gelince İstiyor; teavvüz âyetine gelince (Allah'a) sığınıyordu. Sonra rökû'a gitti ve «Sübhana Rabbel-Azim» demeye başladı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın rökû'u dahî kıyamı kadardı. Sonra : «Semi' Allahu limen hamidehu» dedi. Sonra rükû'una yakın uzun bir müddet ayakta durdu. Sonra secde etti. Ve: «Ulu Allahımı tesbîh eylerim.» (Sübhana Rabbil-A'la) dedi. Sücûdu dahi kıyamına yakındı. Râvî der ki: «Cerîr'in hadîsinde: (Semi' Allahu limen hamideh. Rabbena lekel hamd. ) ziyâdesi vardır.»
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Süleymân A'meş ← Sa'd b. Ubeyde ← el-Mstvrd b. el-Ahnf ← Sıle b. Züfer ← Huzeyfe b. el-Yemân
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz mescidinde namazını bitirdimi, namazından evine de bir nasîp bıraksın! Çünkü Allah, onun namazından evinde bir hayır halk eder.» buyurdular.
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, İbni Uleyye rivayet etti. H. Bana, Züheyr b. Harb dahî rivayet etti, (Dediki): Bize, İsmail, Abdülazîz b. Suhayb'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescide girdi, (mescidde) iki direk arasına bir ip gerilmişdi. «Bu ne?» diye sordu; Ashâb : — Zeyneb'indir! (burada) namaz kılar; yorulduğu yahut gevşeklik hissettiği zaman buna tutunur., dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj: «Çözün onu!. Sizden biriniz zinde olduğu müddetçe namazını kılsın! Yorulduğu veya gevşediği zaman oturur...» buyurdu. Züheyr'iıı rivayetinde «Otursun!» kaydı vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Abdülazîz b. Suheyb ← Enes b. Mâlik
Bize, Ebu Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Usâme, Hişânı b. Urve'den rivayet etti. H. Bana, Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. Lâfız onundur. {Dediki): Bize, Yahya b. Saîd, Hişâm'dan naklen rivayet etti. Demişki: Bana, babam, Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} yanıma girdi. Benim yanımda bir kadın vardı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bu kadın kimdir?» diye sordu, Ben: — Uyumayan (daimî sûretde) namaz kılan bir kadın! dedim. «Siz takat getirebileceğiniz işleri yapın! Vallahi siz usanmadıkça Allah usanmaz » buyurdular. Âişe demiş ki: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'in en sevdiği ibâdet sahibinin devam üzere yaptığı ibâdet idi.» Ebû Usâme hadîsinde, o kadının Benî Esed kabilesinden olduğu zikredilmişdir.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← Yahyâ b. Saîd ← Hişâm ← babam ← Âişe bint Ebû Bekir
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize, İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. H. Bize, Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Ûsâme rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Hişâm b. Urve'den rivayet etmişlerdir. H. Bize, Kuteybetü'bnü Saîd dahî rivayet etti. Lâfız onundur. Kuteybe, Mâlik b. Enes'den, o da Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz namazda uyuklarsa, uykusu dağılıncaya kadar yatıversin! Zira uyukluyarak namaz kılarsa belki istiğfar edeyim derken, kendine söver.» buyurmuşlar.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Âişe bint Ebû Bekir
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ebû Küreyb ← Ebû Üsâme ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Âişe bint Ebû Bekir
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Mâlik b. Enes ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← Âişe bint Ebû Bekir
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Ûsâme, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin Kur'ân okuyan bir zât işitmiş de : «Allah, ona rahmet buyursun! Gerçekten bana filân ve filân âyetleri hatırlattı. Ben, onları filân ve filân sûrelerden ıskaat etmişdim.» buyurmuş.
Bize, Züheyr b. Harb ile Muhammedü'bnü'I-Müsennâ ve UbeyduIIah b. Saîd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Yahya (yâni El-Kattân) rivayet etti. H. Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hâlid-i Ahmar rivayet etti. H. Bize, İbni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize, baham rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize, İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize, Ma'mer, Eyyûb'dan naklen haber verdi. H, Bize, Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ya'kûb (yânî İbni Abdirrahmân) rivayet eyledi. H. Bize, Muhanımed b. İshâk El - Müseyyebî de rivayet etti. (Dediki): Bize, Enes (yâni İbni Iyâz) rivayet etti. Bunların hepsi Mûsâ b. Ukbe'den ve yine bunların hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den Mâlik'in hadîsi mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Mûsâ b. Ukbe hadîsinde: «Hâfız-ı Kur'ân kalkar da, gece ve gündüz okursa Kur'ân'ı ezberinde tutar. Üzerine olmazsa, onu unutur.» ziyâdesi vardır.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Hâlid el-Ahmer ← İbn Avn ← Mûsâ b. Ukbe ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Ubeydullah b. Abdullah b. Ömer ← Mûsâ b. Ukbe ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← İbn Ebû Ömer ← Abdürrezzâk b. Hemmâm ← Ma'mer b. Râşid ← Eyyûb es-Sahtiyânî
Rivayet zinciri (6. tarîk): Müslim ← Muhammed b. İshâk ← Enes b. Iyâd ← Mûsâ b. Ukbe ← Nâfi' Mevlâ b. Ömer ← İbn Ömer
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize, İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik (yâni ibni Miğvel) Abdullah b. Büreyde'den, o da babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Gerçekden Abdullah b. Kays'e yahut Eş'arî'ye Âl-i Davud'un mizmarlarından bir miz imâr veriimişdir.» buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← İbn Nümeyr ← babam ← Mâlik b. Migvel ← Abdullah b. Büreyde ← Büreyde b. el-Husayb ← babası ← babası
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Vekî', Şu'be'den, o da Muâyiyetü'bnü Kurre'den naklen rivayet etti. Muâviye şöyle demiş: Ben Abdullah b. Mugaffel-i Müzenî'yi şunu söylerken işittim : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih yılında bir yolculuğu esnasında hayvanı üzerinde Fetih sûresini okudu. Kırâetinde tercî' yaptı.» Muaviye: «Halkın başıma toplanacağından korkmasam, size onun kıirâetini gösterirdim.» demiş.
Bize Muhammedü'bnü'I-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adiyy, Saîd'den rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Hişâm-ı Destevâî'den naklen rivayet etti. Her iki râvî Katâde'den bu isnâdla, rivayette bulunmuşlardır. Vekî'in rivayetinde: «Kur'ân okumak zor geldiği hâlde, onu okuyana iki ecir vardır.» buyurmuşdur.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← İbn Ebû Adî ← Saîd b. Ebû Arûbe ← Katâde b. Diâme
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Hişâm ed-Destevâ'î ← Katâde b. Diâme
Bize Ebû Bekîr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb hep birden Hafs'dan rivayet ettiler. Ebû Bekir Dediki : Bize Hafsu'bnü Giyâs, A'meş'den, o da İbrâhîmden, o da Ubeyde'den, o da AbduIIah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Bana Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bana Kur'ân oku!» dedi. Ben: — Yâ Resûlallah Kur'ân-ı Kerim sana indirildiği hâlde, onu sana ben mi okuyayım? dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben, onu başkasından dinlemek istiyorum.» buyurdu. Bunun üzerine ben de Nisa sûresini okumaya başladım. (Acep her ümmetden birer şâhid getirerek onların üzerine de seni şâhid kıldığımız zaman hâl nice olur! [ Nisa 41 ] âyet-i kerimesine vardığım zaman başımı kaldırdım yahut birisi yanıbaşımi dürttü de, başımı kaldırdım. Gördüm ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gözyaşları akıyor.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bana Mis'ar rivayet etti. Ebû Kureyb: Bana Mis'ar'dan, o da Amr b. Mürra'dan, o da İbrahim'den naklen rivayet olundu: dedi. İbrahim şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdullah îbni Mes'ûd'a : «Bana Kur'ân oku!» buyurdular. İbni Mes'ûd : — Kur'ân sana indirildiği hâlde (onu) sana, ben mi okuyayım?» dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Gerçekden onu ben, başkasından dinlemek İstiyorum», buyurdular. Bunun üzerine İbni Mes'ûd, kendilerine Nisa' sûresinin evvelinden başlayarak (Acep her ümmetden birer şâhid getirerek onların üzerine de seni şâhid kıldığımız zaman hâl nice olur!) âyet-i kerimesine kadar okudu. Ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağladı. Mis'ar demiş ki: Bana, Ma'n Ca'fer b. Amr b. Hureys'den, o da babasından, o da İbnî Mes'ûd'dan naklen rivayet etti. İbni Mes'ûd şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Aralarında bulunduğum müddetçe onlar üzerine bir şâhid olarak» yahut: «Onların içinde olduğum müddetçe...» buyurdu. (Burada) râvî Mis'ar şekketmişdir.
Bize İshâk b. İbrahim ile Alîyyü'bnü Haşrem rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İsâ b. Yûnus haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebû Muâvİye rivayet etti. Bunlar topdan A'meş'den bu isnâdla rıvâyet etmişlerdir. (Yalnız) Ebû Muâviye'nin hadîsinde: «Bana (güzel okudun) dedi.» ifâdesi yokdur.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ve Ali b. Haşrem ← Îsâ b. Yûnus
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Ebû Muâviye
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Saîd El-Eşecc rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî', A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den,, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sizden biriniz evine döndüğü zaman orada üç tane iri, semiz, gebe deve bulmasını ister mi?» diye sordu. B i z: — Evet! cevâbını verdik. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «O hâlde birinizin namazında okuyacağı üç âyet kendisi için iri semiz ve gebeliği belli olmuş üç deveden daha hayırlıdır.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize FadI b. Dükeyn, Mûsâ b. Aliyy'den rivayet etti. Demişki: Babamı, Ukbetü'bnü Âmir'den naklen rivayet ederken dinledim. Ukbe şöyle demiş: Biz sofada iken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (dışarı) çıkarak: »Hanginiz her gün hiç bir günâha girmeden ve akrabalık bağlarını kesmeden Buthân'a yahut Akîk'e gidip, oradan iki tane iri hörgüçlü dişi deve getirmek ister?» diye sordu. Biz : — Yâ Resûlâllahl Bunu (hepimiz) dileriz... dedik. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «O hâlde her birinizin mescide giderek Allah Azze ve Celle'nin kitabından iki âyet öğrenmesi veya okuması onun için iki dişi deveden daha hayırlıdır. Üç âyet onun için üç deveden, dört âyet dört deveden ve okunacak âyetler kendi sayılarınca develerden daha hayırlıdırlar.» buyurdular.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Nuaym ← Mûsâ b. Ali ← Ali ← Ukbe b. Âmir
Bana Alîyyü'bnü Haşrem rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ (Yânî İbni Yûnus) haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. Bu râvîler hep birden A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Âlkame ile Abdurrahmân. b. Yezîd'den, onlar da Ebû Mes'ûd'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekîr b. Ebî Şeybe rîvâyet etti. (Dediki): Bize Hafs ile Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Abdurrahmân b. Yezîd'den, o da Ebû Mes'ûd'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rîvâyet etti.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül a'lâ, b. Abdil a'lâ, Cüreyrî'den, o da Ebu's-Selil'den o da Abdullah Rabah El-Ensârî'den o da Ubeyyü'bnü Kâ'b'dan naklen rivayet etti. Ubeyy şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Yâ Ebe'l-Münzir! Allah'ın kitabından ezberinde bulunan hangi âyet daha biiyükdür? bilirmisin?» dedi. Ben : — Allah ve Resûlü bilir...» cevâbını verdim. Efendimiz (tekrar): «Yâ Ebe'l-Münzir! Allah'ın kitabından ezberinde bulunan hangi âyet daha büyükdür? bilirmisin?» diye sordu. (Bu sefer ben) : — Âyetü'l-Kürsî'dir. dedim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) göğsüme vurdu ve : «Vallahi ilim sana afiyet olsun Ey Ebe'l-Münzir!» buyurdular.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi, (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Arûbe rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebânel-Attâr rivayet etti. Bunlar hep birden Katâde'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlar. Her ikisinin hadîslerinde de «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Şüphesiz ki Allah Kur'an'ı üç cüz'e taksim etmiş ve İhlâs sûresini Kur'ân'ın bu üç cüz'ünden biri yapmışdır; buyurdu.» ibaresi vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← İshâk b. İbrâhîm ← Muhammed b. Bekir ← Saîd b. Ebû Arûbe
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Affân b. Müslim ← Ebân el-Attâr
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bana Muhammedü'bnü Râfi* dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi de İsmail'den bu isnâdla, bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Ebû Usâme'nin, Ukbetü'bnü Âmir El-Cühenî'den naklettiği rivâyetde: «O, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabının büyüklerindendi.» ifâdesi vardır.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî'
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Râfi' ← Ebû Üsâme
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkid ve Züheyr b. Harb hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Zührî, Sâlim'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Efendimiz: «Hasedlik ancak iki şeyde caizdir : (Birincisi): Allah kendiline Kur'ân ihsan eden ve, gece gündüz onunla kaaim olan adamdır. (İkincisi) Allah kendisine mal ihsan edip de, onu gece gündüz infâk eyleyen kimsedir.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', İsmail'den, o da Kays'den naklen; rivayet etti. demişkî: Abdullah b. Mes'ûd söyledi. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam'Ia, Muhammed b. Bişr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İsmail, Kays'dan rivayet etti. Demişki: Ben Abdullah b. Mes'ûd'u şöyle derken şittim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hasedlik ancak iki sey'de caizdir. (Birincisi); Allah, kendisine mal verip de, o malı hak uğurunda sarf etmeye muvaffak kıldığı kimse; (ikincisi) : Allah, kendisine hikmet verip de, o hikmet mucibince hükmeden ve onu başkasına da öğreten kimsedir.» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← İsmâil b. Ebû Hâlid ← Kays b. Ebû Hâzim ← Abdullah b. Mes'ûd
Bize Ebû Bekîr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammedü'bnü Bişr rivayet etti. (Dediki): Bana İsmail b. Ebî Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. îsâ, Abdurrahman b. Ebî Leylâ'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Ubeyyü'bnü Kâ'b haber verdiki, Kendisi mescidde oturuyormuş. Birden içeriye bir adam girmiş de n»maz kılmış ve namazda kırâeti uzun tutmuş... Râvî hadîsi, İbni Numeyr hadîsi tarzında rivayet etmişdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize, bu hadîsi İbnü'I-Müsennâ ile ibni Beşşâr da rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da Mücâhid'den, o da ibni Ebî Leylâ'dan, o da Ubeyyü'bnü Kâ'b'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî Gıfârın gölcüğünün yanında bulunuyordu. Derken Cibril (Aleyhisselâm) ona gelerek : «Gerçekden Allah ümmetinin Kur'ân'ı bir harf üzere okumasını sana emrediyor!» dedi. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben, Allah'dan bunun af ve mağfiret buyurulmasını dilerim. Çünkü benim ümmetim buna taakat getiremez.» dedi. Sonra Cebrâîl, ona ikinci defa gelerek: «Allah, ümmetinin Kur'ân'ı iki harf üzerine okumasını sana emrediyor!» buyurdu ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tekrar: «Alah'dan bunun afvu mağfiretini dilerim! Çünkü ümmetim buna taakat getiremez.» dedi. Sonra ona üçüncü defa gelerek yine: «Allah Teâlâ, ümmetinin Kur'ân'ı üç harf üzere okumasını sana emrediyor!» dedi. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah'dan bunun afv-u mağfiretini dilerim! Çünkü benim ümmetim buna taakat getiremez.» dedi. Sonra ona dördüncü defa gelerek: «Gerçekden Allah, ümmetinin yedi harf üzere Kur'ân okumasını sana emrediyor. Onu hangi harf üzere okurlarsa, isabet etmiş olacaklardır.» buyurdular.
Bize Ebû Bekîr b. Ebl Şeybe ile İbni Numeyr topdan Vekî'dein rivayet ettiler. Ebû Bekir Dediki: Bize Vekî', A'meş'den, o da Ebû Vâil'den naklen rivayet etti. Ebû Vâil şöyle demiş: Nehîkü'bnü Sinan denilen bir adam, Abdullah'a gelerek: — Yâ Ebâ Abdirrahmân! Şu harfi nasıl okursun? Elif mi y mı? Yâni -Asinin- mi yoksa -yasinin- mi? dedi. Abdullah: — Sen, bundan başkâ bütün Kur'ân'ı araştırdın mı? (Başka yok mu?) diye cevap verdi. Nehîk: — Ben hakikaten bir rek'atta mufassal sûreyi okurum, cevâbını verdi. Bunun üzerine Abdullah: — Şiir geveler gibi gevelemek mi dedin? Bir takım insanlar Kur'ân'ı okurlar ama Kur'ân köprücük kemiklerinden öteye geçmez. Lâkin Kur'ân kalb'e varır da; oraya yer ederse faydalı olur. Namazın en faziletlisi rükû ve sücûddur. Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bir arada okuduğu nazâîrî pek iyi bilirim. Her rek'âtda iki sûre (okurdu); dedi. Sonra Abdullah kalkarak dışarı çıktı; onun arkacığından Alkame içeri girdi Sonra o da çıktı ve: — Abdullah bunu bana da haber verdi; dedi. İbnü Numeyr kendi rivayetinde: «Abdullah'a Benî Becîle kabilesin den bir adam geldi.» demiş «Nehîkü'bmi Sinan» dememiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'indir. Dedilerki: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Alkame'den naklen rivayet etti. Alkame demişki: Şam'a geldik. Müteakiben yanımıza Ebû'd-Derdâ gelerek: — İçinizde Abdullah'ın kırâeti üzre okuyan kimse var mı? dîye sordu. Ben : — Evet, ben (okurum) dedim. Ebû'd-Derdâ': — Peki Abdullah'ın şu [ve'lleyli iza yeğşa] âyet-i kerimesini nasıl okuduğunu işittin? dedi. Ben : — Onu ve'lleyli iza yeğşa ve'z-Zekeri ve'l-unsa diye okurken işittim; cevâbını verdim. Ebû'd-Derdâ' : — Vallahi ben de ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, onu bu şekilde okuduğunu işittim. Lâkin bu Şam'lılar benim, onu [ve ma haleke] şeklinde okumamı istiyorlar ama ben, onlara tâbi olmuyorum., dedi.
Bize Ebû Bekîr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam ile Muhammed b. Bişr rivayet ettiler. Hep birden dediler ki: Bize Hişâm, babasından, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Namaz kılmak için güneşin doğmasını veya batmasını araştırmayın! Çünkü güneş şeytanın iki boynuzu arasından doğar.» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← İbn Ömer
Bize Ebû Bekîr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam ile İbni Bişr rivayet ettiler. Hep birden dedilerki: Bize Hişâ-i, babasından, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) : «Güneşin kaşı göründü mü, iyice meydana çıkıncaya kadar siz namazı geciktirin. Güneşin kaşı battımı, iyice kayboluncaya kadar namazı (yine) geciktirin!» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Vekî' ← Hişâm b. Urve ← Urve b. Zübeyr ← İbn Ömer
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyu'bnü Müshir rivayet etti. H. Bize Aliyyu'bnü Hucr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Alîyyü'bnü Müshir haber verdi. (Dediki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî, Abdurrahmân b. Esved'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «İki namaz vardır ki, onları Resûlulloh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim evimde gizli ve aşikâr hiç bırakma (dan kıl) mışdır. Sabah namazından önceki iki rek'ât ile ikindiden sonraki iki rek'âtı.»
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ali b. Müshir