Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile Ebû Bekir b. Ebî Şcybe rivayet ettiler. (Dediler ki) : Bize Hatim —ki İbni İsmail'dir— Muhacir b. Mismâr'dan, o da Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkaas'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Kölem Nâfi' ile birlikte Câbir b. Semûra'ya : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim bir şeyi bana haber ver! diye yazdım. O da bana şunu yazdı: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i cum2a günü, Eslemî'nin recmolunduğunun akşamı: «Bu dîn kıyamet kopuncaya yahut sizin üzerinize, hepsi Kureyş'ten olmak üzere on iki halîfe gelinceye kadar durmakta devam edecektir!» buyururken işittim. Onu: «Müslümanlardan bir çetecik Beyaz evi, Kisrâ'nın evini yahut Âl-i Kisrâ'nın evini fethedecekler!» buyururken de işittim. Onu: «Şüphesiz ki kıyametten önce yalancılar çıkacaktır; onlardan korunuverin!» buyururken de işittim. Onu: «Allah birinize bir hayır verir (ise) kendinden ve ailesi efradından başlasın!» buyururken de işittim. Onu: «Havzın başına ilk varacak benin!»buyururken de işittim.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Muhammed b. El-Alâ' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Büreyd b. Abdillâh'dan, o da Ebû Bürde'den, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Ben ve amcam oğullarından iki zât. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girdik. O iki zâtın biri: — Yâ Resûlâllah! Bizi Allah (Azze ve Celle)'nin seni hâkim kıldığı yerlerden bazısına hâkim yap! Dedi. Öteki de bunun gibi bir şey söyledi. Bunun üzerine Efendimiz: «Vallahi biz bu işe ne onu isteyen bîrini tayîn ederiz; ne de ona hırs gösteren birini!» buyurdular
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve İbnü Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan (yâni İbni Dinar'dan), o da Amr b. Evs'den, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. İbnü Numeyr ile Ebû Bekir: (Onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ref ederek) dediler. Züheyr'in hadîsinde ise şu ibare vardır: (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, adaletle iş görenler, Allah katında nurdan minberler üzerinde Rahman (Azze ve Celle)'nin yemininde olacaklardır. Onun her iki yed'i sağdır. Bunlar, hükümlerinde ve aileleri ile mütevellisi oldukları kimseler hakkında adalet gösterenlerdir.» buyurdular.
(Ebû İshâk dedi ki: Bize de Hasen b. Bişr rivâyet etti. ki): Bize Abdullah b. Nümeyr, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbn Ömer'den bu hadîsi, Leys'in Nâfi'den rivâyeti gibi rivâyet etti
(Ebû İshâk dedi ki: Bize de Hasen b. Bişr rivâyet etti. ki): Bize Abdullah b. Nümeyr, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbn Ömer'den bu hadîsi, Leys'in Nâfi'den rivâyeti gibi rivâyet etti
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrahîm b. Süleyman, Ebû Hayyân'dan rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Ebû Hayyan ile Umara b. Ka'kaa'dan, bunların hepsi Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen İsmail'in Ebû Hayyân'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundu.
Bize Ebü Bekir b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve İbnü Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Urve'den, o da Ebû Humeyd Es-Saidî'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Esd (kabilesin)'den İbnü'l-Lutbiyye denilen bir adamı me'mur yaptı. (Amır'la İbnü Ebî Ömer: Sadaka üzerine me'mur dediler.) (Bu zât vazifeden) geldiği zaman: — Bu sizin; bu da benim; bana hediyye edildi, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minber üzerinde ayağa kalkarak Allah'a hamdü sena etti. Ve şunları söyledi : «Benim gönderdiğim bir me'mûra ne oluyor ki: Bu sizin; bu da bana hediyye edildi; diyor! Babasının yahut anasının evinde otursa da kendisine hediyye edilecek mi, edilmiyecek mi baksa idi ya! Muhammed'in nefsi yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizden biriniz o sadakadan bir şey ele geçirirse kıyamet gününde onu boynunda taşıyarak getirecektir. Böğürmesi olan bir deve, yahut öğürmesi olan bîr inek veya meleyen bir koyun!.. Sonra ellerini kaldırdı. Hattâ koltuklarının beyazını gördük. Sonra iki defa: «Allahım! Tebliğ ettim mi?» buyurdu.
Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde ile İbnü Numeyr ve Ebû Muâviye rivayet ettiler. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrahîm b. Süleyman rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Bunların hepsi Hişâm'dan bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Abde ile İbnü Numeyr'in hadîslerinde Ebû Usâme'nin dediği gibi: «Geldiği zaman onu hesaba çekti.» cümlesi vardır. İbni Numeyr hadîsinde ise: «Vallahi iyi bilin! Nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemîn ederim ki, sizden biriniz o sadakadan bir şey alırsa...» ibaresi vardır. Süfyan'ın hadîsinde: «Dediki: Gözüm gördü, kulağım işitti. Zeyd b. Sâbit'e de sorun! Çünkü benimle beraber orada idi.» ibaresini ziyade etmiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' b. Cerrah rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Ebî Hâlid, Kays b. Ebî Hâzim'den, o da Adiy b. Amirate'l-Kindî'den naklen rivayet etti. (Demişki): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Sîzden herhangi bir kimseyi biz me'mur ta'yîr» eder de bir iğneyi veya fazlasını bizden gizlerse bu hıyanet olur; kıyamet gününde onu getirir!» Bunun üzerine Ensâr'dan siyah bir zât kalkarak onun yanına gitti. Onu hâlâ görür gibiyim. Ve : — Yâ Resûlâllah! Vazifeni benden kabul eyle! Dedi. Efendimiz: «Sana ne oldu?» diye sordu. — Seni şöyle şöyle derken işittim! Dedi. Resûlullnh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Halbuki ben onu şimdi söylüyorum: Sizden kimi bir zekât işine memur tayin edersek onun azını çoğunu getirsin! Ondan kendisine ne verilirse alır; ne yasak edilirse vaz geçer!» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Abdullah b. Berrâd El-Eş'arî ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni İdris, Şu'be'den, o da Ebû İmrân'dan, o da Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebû Zerr'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : — Dostum bana dinleyip itaat etmemi vasiyyet etti. Velevki (âmir) kolları, bacakları kesilmiş bir köle olsun!
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' b. Cerrah, Şu'beden bu isnâdla rivayet etti. O: «Kolları, bacakları kesilmiş Habeşli bir köle bile olsa!» demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet elti. (Dediki): Abdullah b. İdrîs, Yahya b. Saîd ile Ubeydulluh b. Ömer'den, onlar da Ubâde b. Velîd b. Ubâde'den. o da babasından, o da dedesinden naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Biz Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e darlıkta, varlıkta, neşatlı ve kederli zamanlarımızda, bize tercih yapıldığında dinleyip itaat etmeye, emirlik hususunda ehil olanla kavga etmemeye ve nerede olsak hakkı söyleyeceğimize, Allah hakkında hiç bir kınayıcının zemminden korkmayacağımıza bey'at ettik
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Abdullah b. Berrâd El-Eş'ârî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdrîs, Hasen b. Furât'dan, o da babasından bu hadîsin mislini rivayet etti.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu'I-Ahvas ile Vekî' rivayet ettiler. H. Bana Ebû Saîd El-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb ile İbni Numeyr dahî rivayet ettiler. (Dedilerki). Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim ile Aliy b. Haşrem de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Cerîr, A'meş'den, o da Zeyd b. Vehb'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mesele şu ki: benden sonra kayırma ve kabul edemeyeceğiniz işler olacaktır.» buyurdu. Ashâb : «— Yâ Resulâllah! Bizden buna yetişene ne emredersin? Dediler : «Borcunuz olan hakkı edâ edersiniz; lehinize olanı da Allah'dan istersiniz.» buyurdular
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbnü Numeyr ve Ebû Saîd El-Eşecc de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî, rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. Her iki râvî A'meş'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Şebabe rivyâet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Simâk'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ve şöyle dedi: «Onu hemen Eş'as b. Kays çekti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ; Dinleyin ve itaat edin! Onlara ancak yüklendikleri, size de yüklendiğiniz vardır! Buyurdu.»
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Uyeyne rivayet eyledi. H. Bize İbni Numeyr dahi rivayet etli. (Dediki): Bize Süfyân, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti : — lîiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi vt Sellem)'e ölüm üzerine bey'at etmedik. Biz ona ancak kaçmayacağımıza bey'at ettik! Demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile îbnü Numeyr dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdrîs rivayet etti. H. Bize Rifâ'a b. Heysem de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni Tahhân) rivayet etti. Her iki râvî Husayn'dan, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'-dan, o da Câbir'den naklen demişlerdir. Câbir : — Yüz bin kişi olsaydık yine bize yeterdi. Biz bin beş yüz kişi idik! Demiş.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, Asım'dan bu isnâdla rivayet etti. (Dediki): Bunun üzerine kardeşine rastladım: Mücâşi' doğru söylemiş dedi. Ama Ebû Ma'bed'i anmadı.
{…} Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. H. Bize İshâk b. Mansur ile İbni Râfi' dahi Yahya b. Âdem'den rivayet ettiler. (Demişkî): Bize Mufaddal (yânı îbni Mühelhil) rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeyduilah b. Mûsâ, İsrail'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi Mansûr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize bu hadîsi Ebü Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs ile Abdurrahîm b. Süleyman rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Müsennâ dalıi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehlıâb (yâni Sekafi) rivayet etti. Bunlar hep birden Ubeydullah'dan bu İsnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız onların hadîsinde: «Ben on dört yaşında idim, de beni küçük gördü.» ifadesi vardı.
Bize yine Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh ve Kuteybe b. Saîd, Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Halef b. Hİşâm ile Ebu'r-Rabî' ve Ebû Kâmil de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd —bu zât İbni Zeyd'dir— Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet elti. (Dediki): Bize İsmail, Eyyûb'dan rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile Ubeydullah b. Saîd dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya —ki El-Kattân'dır— rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Alî b, Hucr ile Ahmed b. Abde ve İbni Ebî Ömer de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, İsmâîl b. Ümeyye'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Mûsâ b. Ukbe haber verdi. H. Bize Hârûn b. Saîd El-Eylî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme (yânı İbni Zeyd) haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, naklen Mâlik'in Nâfi'den rivayet ettiği hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Eyyûb'un, Hammad'la İbni Uleyye tarafından rivayet olunan hadîsinde şuna ziyade etmiştir: «Abdullah Dediki: Ben geçmiş olarak geldim. At beni mescid'den atlattı.»
Bize Kuteybe ile Rumh da Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Aliy b. Müshir'le Abdullah b. Numeyr rivayet ettiler. H. Bize îbni Numeyr dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Hârûn b. Saîd El-Eylî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Usâme rivayet etti. Bunların hepsi Nâfi'den, o da îbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Mâlikin Nâfiden rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır.
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmâîl b. İbrahim rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. Her iki râvî Yûnus'dan bu isnâdfa bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Fudayl ile İbnİ İdrîs, Husayn'dan, o da Şa'bî'den, o da Urvetü'l-Bârıkî'den naklen rivayet ettiler. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır atların alınlarına düğümlenmiştir.» buyurdu. Kendilerine, — Yâ Resûlallah! Bu ne iledir? Denildi. «Kıyamet gününe kadar ecir ve ganimet!» buyurdular.
Bize Yahya b. Yahya ile Halef b. Hişam ve Ebû Bekir b. Ebi Şeybe toptan Ebu'l-Ahvas'dan rivayet ettiler. H. Bize İshâk b, İbrahim ile İbni Ebî Ömer, ikisi birden Süfyân'dan rivayet ettiler. Bunların hepsi Şebîb b. Garkade'den, o da Urvetü'I-Bârikî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerdir. Ama «Ecir ve ganimet!» cümlesini anmamıştır. Süfyân'ın hadîsinde: «Urvetü'l-Bârıkîden işitmiş; o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den işitmiş..» cümlesi vardır.
Bize Yahya b. Yalıya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe, Züheyr b. Harb ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Yahya: bize haber verdi tâbirini kullandı, ötekiler: Bize Vekî' rivayet etti dediler.) (Demişki); Bize Süfyân, Selm b. Abdirrahmân'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Atların üç ayağı sekir olanını sevmezdi. Demiş.
Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvehhâb (yânı Sekafî) rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize îbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviye rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Yahya b. Saîd'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ümmetime meşakkat vermiş olmasam hiçbir seriyyeden geri kalmamak isterdim...» buyurdular. Râvî yukarıkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur.