Ebû Bekir b. Ebî Şeybe

Ebû Bekir · 10. tabaka

Abdullah b. Muhammed b. Ebû Şeybe (İbrâhîm) b. Osman b. Hâstî

Vefath. 235
KünyeEbû Bekir
Nisbeel-Vâsıtî aslen, el-Kûfî, el-Absî, el-Hâfız
Tabaka10. tabaka
Cerh-ta'dîlzayıf

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs yâni İbni Gıyâs, Hişâm'dan, o da Fâtıme binti Münzir'den, o da Esma binti Ebî Bekir (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti. Esma' şöyle demiş: Bana, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): İnfâk et —yahut dök, yahut ver— cimrilik etme ki Allah da sana rızkını esirgemesin.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İbni Fudayl, Umâra'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demişi Bir adam Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — «Yâ Resûlallah! Sevap ittibârı ile sadakanın hangisi daha büyüktür?- diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Dikkat et! Babana yemin olsun ki bu suâlin cevâbını alacaksın Sağlam, cimri, fakirlikten korktuğun ve çok yaşamayı umduğun hâlde sadaka vermendir. (Bu işi) can gırtlağa gelip de, filâna (malımdan) şu kadar; filâna da şu kadar vasiyet ediyorum.) deyinceye kadar geciktirme. O (zaman mal zâten) filânın olmuştur.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkîd rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Urvetü'bnü Zübeyr ile Saîd'den, onlar da Hakîm b. Hizâm'dan naklen rivayet etti. Hakim şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den istedim, (istediğimi) verdi. Sonra (tekrar) istedim yine verdi. Sonra (tekrar) istedim yine verdi. Sonra şöyle buyurdu: «Hakikaten şu mal yeşil ve tatlıdır. Binâenaleyh onu her kim gönül hoşluğu ile alırsa o malda kendisine bereket verilir. Her kim de ona göz dikerek alırsa o malda kendisine bereket verilmez ve yiyip de doymayan kimse gibi olur. Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır.»
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Zeydü'bnü Hubâb rivayet etti. (Dediki): Bana Muâviyetü'bnü Salih haber verdi. (Dediki): Bana Rabiatü'bnü Yezîd Ed-Dimaşki, Abdullah b. Amir-i Yahsubî'den naklen rivayet etti. (Demişki): Muâviye'yi şöyle derken işittim: Çok hadîs rivayet etmekten sakının! Yalnız Ömer zamanında rivayet edilen hadîs müstesna. Çünkü Ömer, halkı Allah Azze ve Celle'den korkutuyordu. Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Allah her kime büyük bir hayır vermek dilerse onu dînde fakîh kılar.» buyururken işittim. Yine ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Ben, ancak hazinedarım. Her kime gönül hoşluğu ile bir şey verirsem, verdiğimin bereketini görür. Her kime de dilendiği ve aç gözlülük ettiği için verirsem, o kimse yiyip de doymadan gibi olur.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'a'lâ b. Abdil'a'lâ, Ma'mer'den, o da Zührî'nin kardeşi Abdullah b. Müslim'den, o da Hamzatü'bnu Abdillâh'dan, o da babasından naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dilencilik bâzınızın başı ile beraber gidecek hattâ huzûr-u ilâhiye yüzünde bir parça et kalmaksızın çıkacaktır.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Abdirrahmân El-Mukrî Saîd b. Ebî Eyyûb'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Surahbîl yâni İbni Şerik, Ebû Abdirrahnân El-Hubulî'den, o da Abdullah b. Amr b. Âs'dan naklen rivâyet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «Müslüman olup da, kendisine ancak yetecek kadar rızık verilen ve Allah'ın kendisine verdiği ile kanaat getirdiği kimse muhakkak felah bulmuştur.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve ve Ebü Said-i Eşecc rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fudayl, babasından rivayet etti. Bu râvîlerin İkisi de Umaratü'bnü Ka'kaa'dan, o da Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etmişlerdir. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Yâ Rabb! Âl-i Muhammed'in rızkını ölmeyecek kadarcık ver!» buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İbn Fudayl ← Fudayl b. Gazvân ← Umâre b. el-Ka'kâ' ← Ebû Zür'a ← Ebû Hureyre
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs, A'meş'den, o da Şakîk'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti; Demişki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir taksim yaptı, bunun üzerine bir adam: — «Bu taksimden asla Allah'ın rızâsı kasdedilmemiştir.» dedi. Ben, hemen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek bunu gizlice kendisine söyledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buna şiddetle gadaplandı, yüzü kıpkırmızı oldu. Hatta (keşke bunu ona söylemeseydim) temennisinde bulundum. Sonra şöyle buyurdular: — «Musa bundan da çok eziyet görmüş fakat sabretmişti.»
Bize Muhammedü'bnu'l Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb Es-Sekafi rivayet etti. (Dediki): Yahya b. Said'i şunu söylerken işittim: Bana, Ebû'z - Zübeyr haber verdi, o da Câbir b. Abdillâh'dan dinlemiş. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki). Bize Zeydü'bnü Hubâb rivayet etti. (Dediki): Bana Kurratü'bnu Hâlid rivayet etti (Dediki): Bana Ebû'z' Zübeyr, Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ganimetleri taksim edermiş... Râvî hadîsi (yukarki minval üzere) rivayet etmiştir.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Zeyd b. el-Hubâb ← Kurre b. Hâlid ← Ebü'z-Zübeyr ← Câbir b. Abdullah
Bize Osman b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb ve Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. Cerir ile Ebû Muâviye ikisi birden A'meş'den bu isnâdia rivayette bulunmuşlardır. Yalnız onların hadîsinde: «Din'den, ok'un avı delip geçtiği gibi çıkarlar.» cümlesi yoktur.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Osman b. Ebû Şeybe ← Cerîr
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ve Züheyr b. Harb ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş
Bize Muhammed b. Ebî Bekir El-Mukaddemi rivayet etti. (Dediki); Bize İbni Uleyye ile Hammâd b. Zeyd rivayet ettiler. H. Bize Kuteybetü'bnü Said de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb dahi rivayet ettiler; Lâfız onlarındır. (Dediler ki': Bize İsmail b. Uleyye, Eyyub'dan, o da Muhammed'den, o da Abîde'den, o da Alî'den naklen rivayet etti. Hz. Ali Haricîlerden bahsederek şöyle demiş: «Onların içinde eli kısa —veya eli küçük— bir adam vardır., Şımarmıyacağını bilsem size onları öldürenlere Allah'ın. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ln dilinden neler vaad ettiğini söylerdim.» Abide (Demişki): Ben: — «Bunları Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den senmi işittin?» dedim; Alî: — «Kabe'nin Babbine yemin ederim ki ben işittim! Kabe'nin Rabbine yemin ederim ki ben işittim! Kabe'nin Rabbine yemîn ederim ki ben işittim!» cevâbını verdi.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Ebû Bekir el-Mukaddemî ← İbn Uleyye ve Hammâd b. Zeyd
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Kuteybe b. Saîd ← Hammâd b. Zeyd
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Aliyyu'bnü Müshir. Şeymâni'den, o da Yüseyr b. Amr'dan naklen şöyle demiş: Sehl b. Huneyy'e sordum; — «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Hâricileri anarken hiç işittin mi?» dedim. Sehl şunları söyledi: — «Evet işittim, eliyle şark tarafına doğru işaret ederek: — Bir kavim dilleri ile Kur'ân'ı okuyacaklar, amma (okudukları Kur'ân) köprücük kemiklerini geçmiyecak. Dînden, ok'un av'ı delip geçtiği gibi çıkacaklar; buyurdu.»
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk hep birden Yezid'den rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki):Bize Yezid b. Hârûn, Avvâm b. Havşeb'den rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû İshâk Eş-Şeybânî, Useyr b. Amr'dan, o da Sehl b. Huneyf'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet .etti; — «Şark tarafından başları traşlı bir kavim hak yoldan sapacaklardır.» buyurmuşlar.
Bize, Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Züheyr b. Harb toptan Veki'den, o da Şu'be'den naklen bu isnâdla rivayet ettiler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bu rivayette): — «Bize Sadaka helâl olmadığını (bilmiyormusun?)» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve ishâk b. îbrâhîm toptan ibni Uyeyne'den, o da Zührî'den naklen bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet ettiler.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Vekî' ile Muhammed ikisi birden Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den rivayet etti; o da Enes b. Mâlik'i şöyle derken işitmiş: Berîre kendisine sadaka olarak verilen bir eti Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hediye etti. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)-. — «Bu et Berîre'ye sadaka, bize de hediyedir.» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Küreyb ← Vekî' ← Şu'be b. el-Haccâc ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Rivayet zinciri (3. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Katâde b. Diâme ← Enes b. Mâlik
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Aliy, Zâide'den, o da Simâk'den, o da Abdurrahmân b. Kaasim'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü'l - Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki); Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Ben, Abdurrahmân b. Kaasim'den dinledim; (Dediki): Kaasim'i, Âişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadisin mislini rivayet ederken işittim.
Bize Yahya b. Yahya ile Ebü Bekir b. Ebi Şeybe, Amru'n-Nâkıd ve îshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Yahya (Dediki): Bize Veki' Şû'be'den, o da Amr b. Mürra'dan naklen haber verdi. (Demişki): Ben, Abdullah b. Ebi Evfâ'dan dinledim. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize, babam Şû'be'den, o da Amr yâni İbni Mürra'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bize Abdullah b. Ebi Evfâ rivayet etti; (Dediki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir kavim zekâtlarını getirdikleri vakit: — «Ya Rabbî! Bunlara salât eyle.» diye dua ederdi. (Bir defa) ona babam Ebû Evfâ da zekâtını getirdi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Yâ Rabbî! Âl-i Ebî Evfâ'ya salât eyle.» diye duâ buyurdular.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr b. Mürre ← Abdullah b. Ebû Evfâ
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Huşeym haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs ile Ebû Hâlid-i Ahmar rivayet ettiler. H. Bize Muhammedü'bnü'l- dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahhâb ile îbni Ebi Adiyy ve Abdülalâ hep birden Davud’dan rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvûd, Şa'bî'den, o da Cerir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Cerîr (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Sadaka me'mûru size geldiği vakit sizden razı olarak ayrılmalıdır.» buyurdular . İzah Bu hadisden murâd: Me'mûrlara nezâket, ülül'emir'e itaat Müslümanların birliğini te'mîne gayret ve ara bulmak gibi şeyleri tavsiyedir. Fakat bütün bunlar me'mûrların cebren ve zûlmen bir şey'i almaya kalkışmaması şartıyla mukayyeddir. Zulmederlerse kendilerine muvafakat ve tâat icâb etmez. Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Buharı'nin rivayet ettiği Enes hadîsinde: «Sadaka kimden usûlü vecîhle istenirse, onu hemen versin, fazla istenirse vermesin.» buyurmuştur. Nevevi’nin beyânına göre istenilen fazlanın verilip verilemeyeceği hususunda Şâfiîyye ulemâsı ihtilâf etmişlerdir. Ekserisi ziyâdenin verilmiyeceğini; yalnız farz olan miktarla iktifa olunacağını söylemiş; bâzıları ziyâde isteyen me'mûra farz olan miktarın bile verilemiyeceğine kaail olmuşlardır. Çünkü fazla isteyen me'mûr fâsiklık etmiş olacağından vazifesinden azledilmiş sayılır. Onun kendisine hiç bir şey verilmez.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Yahyâ b. Yahyâ ← Hüşeym b. Beşîr ← Dâvûd b. Ebû ← Âmir eş-Şa'bî ← Cerîr b. Abdullah
Rivayet zinciri (4. tarîk): Müslim ← Züheyr b. Harb ← İsmâil b. İbrâhîm ← Dâvûd b. Ebû ← Âmir eş-Şa'bî ← Cerîr b. Abdullah
Bize Efaû Bekir b. Ebi Şeyle rivayet etli. (Dediki) Bize Ebû Üsâme rivayet etti. (Dediki) Bize Ubeydullah Nâfi'den, o da, İbni Ömer (r.a.)'dan naklen rivayet etti ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan'ı anmış da elleriyle işaret ederek: — «Ay şoyle, şöyle ve şöyledir...» buyurmuşlar. Üçüncü defasında baş parmağını yummuşlar. Müteakiben: — «Ay'ı görmek şartıyla oruç tutun; ay'ı görmek şartıyla bayram yapın. Eğer hava bulutlu olursa o ay için otuz gün taktir edin.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Gunder, Şu'be'den naklen rivayet eyledi. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. İbnu'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhanuned b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be, Esved b. Kays'dan naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Said b. Amr b. Saîd'den dinledim, o da İbni Ömer (Radiyallahû anhûma)'yı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'den naklen rivayet ederken işitmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biz Ummî bir ümmetiz. Yazıyı hesabı bilmeyiz. Ay şöyle, şöyle ve şöyledir...» buyurmuş; üçüncüde baş parmağını yummuş: «Bazen de ay şöyle, şöyle ve şöyle olur.» buyurmuş yâni otuz çeker demek istemiş.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← el-Esved b. Kays ← Saîd b. Amr ← İbn Ömer
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Muhammed b. Bişr EI-Abdi rivayet etti. (Dediki) Bize Ubeydullah b. Ömer, Ebu'z-Zînâd'dan o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet eyledi; Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hilal’den bahsederek : «Onu gördünüzmü oruç tutun ve (yine) onu gördünüzmü bayram yapın. Eğer hava bulutlu olursa otuz günü sayın.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Ebû Bekir (Dediki) Bize Vekî' Alîyyu'bnü Mübârek'den, o da Yahya b. Ebî Kesir'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir veya iki gün oruçla Ramazan'ın önüne geçmeyin. Ancak bit adam (âdet edindiği) bir orucu tutuyorsa onu tutsun.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki) Bize İsmâîl b. Ebî Hâlid rivayet eyledi. (Dediki) Bana Muhammed b. Sa'd, Sa'd b. Ebî Vakkaas (Radiyallahu anh) 'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: ResuluIlah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elini diğerine çarparak: «Ay şöyle ve şöyle olur.» buyurdu. Sonra üçüncü çarpışta bir parmak noksan bıraktı. 27 - (1086) "
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Muhamraed b. Fudayl, Husayn'dan, o da Amr b. Mürra'dan, o da Ebu'l-Bahteri'den naklen rivayet etti. Ebul-Bahteri şöyle demiş: Umre yapmak için yola çıktık. «Batn-ı nahle» denilen yere indiğimiz vakit hiiali görmeye çalıştık. Bunun üzerine cemaatdan bazıları: — «Bu ay üç günlüktür.»; diğer bazıları da: — «İki günlüktür.» dediler. Derken İbni Abbas'a tesaadüf ettik. .(Kendisine): — «Biz hilali gördük. Cemaatdan bazıları onun üç : günlük olduğunu, diğer bazıları iki günlük olduğunu söylediler.» dedik, İbni Abbas: — «Onu hangi akşam gördünüz?» diye sordu; — «Filan ve filan akşam.» dedik. Bunın, üzerine İbni Abbas ; — «Şüphesiz ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Allah, onu görülmek için ımdad etmiştir; buyurdular. O, sizin gördüğünüz geceye aittir.» cevabını verdi.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Gunder, Şu'be'den naklen rivayet etti. H, Bize İbnü'I-Müsenna ile İbni Beşşar da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etü. (Dediki); Bize Şu'be, Amr b:. Mürra'dan naklen haber verdi. Amr söyle demiş: Ben, Ebu'I-Buhterî'yi şunu söylerken işittim: Biz (Zat-ı ırk) denilen yerde iken Ramazan hilalini gördük de İbni Abbas (Radiyallahu anh)'a sormak için bir adam gönderdik. İbni Abbas (Radiyallahu anh) şunları söylemiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki Allah ay'ı görülmeli için imdad etmiştir. Eğer hava buluttu olursa sayıyı tamamlayıverin.» buyurdular.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Gunder ← Şu'be b. el-Haccâc ← Amr b. Mürre ← Ebü'l-Bahterî
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Mu'temir b. Süleyman, İshak b. Süveyd ile Hâlid'den, onlar da Abdurrahınan b. Bekrâ'dan, o da Ebû Bekra'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İki bayram ayı noksan olmazlar» buyurmuşlar. Hâlid'in hadîsinde: «İki bayram ayı: Ramazan île Zil-Hicce noksan olmazlar» denilmiştir.
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. İdrîs, Husayn'dan, o da Şa'bi'den, o da Adiyy b. Hatim (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti, Adiyy şöyle demiş: (Sizin için fecrin beyaz ipliği siyah ipliğinden seçilinceye kadar yiyip için [ Bakara-187 ] âyeti kerimesi nâzil olunca Adiyy b. Hâtim Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: «Ya Resûlallah Ben, yastığımın altına bir beyaz, biri siyah iki ip koydum. (Bununla) geceyi gündüzden seçiyorum.» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Senin yastığın pek genişmiş, Bu beyaz iplikle siyah iplik gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığından ibarettir.» buyurdular.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Üsâme rivayet etti. (Dediki) Bize Abde haber verdi. H. Bize İbnu'l-Müsennâ dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Hanımad b. Mes'ade rivayet eyledi. Bu râvilerin hepsi Ubeydullah'dan her iki isnâdla İbni Numeyr hadisi gibi rivayette bulundular. İzah Bu hadisi Buhari «Kitâbu's-Savm»'de tahric etmiştir. El-Mühelleb diyor ki: «Bu hadisin muhtelif lafızlarından anlaşıldığına göre Hz. Bilal'in vazifesi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in emrettiği vakitte geceleyin ezan okumakmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu, namaz kılan namazı kessin, uyuyan uyansın da sahur yemeğini yememişse yesin, diye yapmıştır. Bütün bunları Hz. İbni Mes'ud, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den rivayet etmiştir. Ashâb-ı kiram, Hz. Bilâl'in ezanından sonra sahur yerlerdi. Hadis-i şerif, Abdullah İbni Ümmu Mektûm ezanının Bilâl (Radiyallahü anh)'ın ezanına yakın olduğuna delildir. Hadisin bâzi rivayetlerinde «İbni Ümmü Mektûm'a: — Sabahladın, sabahladın, denilirdi.» cümlesi vardır. Bu gösteriyor ki: Ibni Ümmü Mektûm Hazretleri fecrin doğmasına yakın yahut fecir doğarken ezan okumağa dikkat eder, vakti bildirmek için Hz. BilâI'in ezanı ile iktifa etmezmiş. Zira Hz. Bilâl ezanını muhtelif vakitlerde okurmuş. Bu hadisde «Birinin inip diğerinin (minareye) çıkacağı kadar fasıla bulunurdu.» denilmesi bazı zamanlardaki müşâhadeye mebnîdir. Çünkü ezanı her gece aynı vakitte okusa Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun ezanı ile iktifa eder: «îbni Ümmü Mektum ezan okuyuncaya kadar yiyip için.» buyurmaz, «Bilâl ezanı bitirdimi, yiyip içmeyi kesin.» emrini verirdi. îbni Ümmü Mektûm a'ma bir zât idi. Bu sebeple vaktin geldiğini kendisine haber veren bir adamı bulunması muhtemeldir. Çünkü böyle biri bulunmasa vaktin geldiğini ekseriya bilemezdi. îbni Vehb'in, Yûnus tarikiyle İbni Şihâb'dan, onun da Salim 'den naklettiği bir rivayet de bu ihtimali teyid eder. Mezkur hadisde: ‘’Îbni Ümmü Mektûm gözü görmez bir zât idi. Cemâat kendisine fecir doğdukta (ezanı oku.) demedikçe ezan okumazdı.’’ denilmektedir.
Rivayet zinciri: Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← Ebû Üsâme
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Mu'temir b. Süleyman rivayet etti. H. Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki) Bize Cerîr ile Mu'temir b. Süleyman ikisi birden Süleymân-ı Teymî'den bu isnadla haber verdiler. Mu'temir'in hadîsi: «Uyuyanınızı uyandırır, namaz kılanınızı da namazını kestirir.» cümlesinde sona erer. İshâk dedi ki: «Cerir kendi rivayetinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fecri kastederek: Şöyle olmak değil, böyle olmaktır. Yani fecir genişliğine görünen aydınlıktır, uzunluğuna z'hur eden aydlınlıkdeğildir.» buyurdu.) dedi.»
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ← el-Mu'temir b. Süleymân ← Süleymân et-Teymî